Satış Kararı Geldi (İşlem Kararı Programı)Geliştirdiğim "İşlem Kararı" programının verdiği sinyallerden ilk public yayın olsun.
"Bu sayfada yer alan hiç bir grafik, çizim ve açıklamalar yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, SPK tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır.
Bu alanda yetkilendirilmiş kurumlar Sermaye Piyasası Kurulu web sitesinde bulunabilir. İlgili internet sitesi hesabı bir yatırım kuruluşu değildir.
Bu hesap herhangi bir varlık için alım/satım yönlendirici nitelikte tavsiye veya yorum niteliğinde paylaşımda bulunmamakta, sadece teknik analiz eğitimi amacı taşıyan grafikler paylaşmaktadır.
Bu paylaşımlar alım/satım için bir tavsiye veya yorum olmadığı için gerçek hesapta kullanılması kesinlikle tavsiye edilmemektedir"
Yatırım Tavsiyesi Değildir
"prog" fikirleri için ara
hissede geri alım programı tekrar al seviyesindehisse geri alım programında toplama noktalarına gelmiş bulunmaktadır güçlü bir çıkışa yol açacak dirençler sırası ile yukarı doğru güçlü bir şekilde kırılacak dikkat edilmesi gereken seviye ise 0.999 üstünde pozitif en güçlü destek ve bu noktanın biraz altını stoploss olarak belirlemekte yatırımcının faydasına olacaktır herkese bol kazançlar
DXGMYasal Uyarı Kesinlikle YTD.
Çalışma notumdur.
Yasal Uyarı Kesinlikle YTD.
Çalışma notumdur.
Yasal Uyarı Kesinlikle YTD.
Çalışma notumdur.
Yasal Uyarı Kesinlikle YTD.
Çalışma notumdur.
Yasal Uyarı Kesinlikle YTD.
Çalışma notumdur.
Yasal Uyarı Kesinlikle YTD.
Çalışma notumdur.
Yasal Uyarı Kesinlikle YTD.
Çalışma notumdur.
Yasal Uyarı Kesinlikle YTD.
Çalışma notumdur.
Yasal Uyarı Kesinlikle YTD.
Çalışma notumdur.
NOMADDespite being one of Europe’s leading frozen food companies, Nomad Foods (NOMD) continues to trade at a significant and persistent valuation discount in the market. The Q3 2025 financial results affirm this thesis while highlighting the short-term risks that sustain the current discount.
1. Financial Metrics and Deep Valuation Status
NOMD is priced at an extremely low multiple compared to its peers in the consumer staples sector, indicating that the stock is severely undervalued relative to its profitability and book value:
• Price-to-Earnings (P/E) Ratio: The company's P/E ratio is around ~8.08x (initial analysis: 8.15x). This is a remarkably low multiple compared to the sector average (18x-22x), suggesting the stock is heavily discounted relative to its earnings power.
• Price-to-Book Value (P/BV) Ratio: NOMD’s P/BV ratio is ~0.61x. Compared to a sector average of 3x-5x, this indicates an extreme undervaluation, with the company trading below its book value (equity).
• Dividend Yield: The calculated current dividend yield is between 5.55% - 5.95%. This rate is significantly higher than the peer average (2.0%-2.5%), making the stock an attractive income vehicle.
• Net Debt/Adjusted EBITDA: The company's leverage ratio is in the 3.0x-3.5x range. While the Q3 EBITDA decline nominally pushed this ratio higher, the level remains consistent with the average for large consumer goods companies (2.5x-3.5x), but is a key risk factor to monitor.
2. Outlook and Strengthening Upside Catalysts
Analysts maintain high price targets for NOMD, trusting the following catalysts to close the discount:
• Productivity Program Confirmed (Key Value Driver): The company confirmed in Q3 2025 that its multi-year program, targeting €200 million in operational savings over the 2026-2028 period, is on track. The primary goal is to boost margins and Adjusted EBITDA, which is the most tangible catalyst for future valuation improvement.
• Aggressive Shareholder Return Strategy:
• Share Buybacks: Management is committed to continued aggressive buybacks while the stock remains undervalued. Q3 results showed €151.4 million in buybacks during the first nine months, a direct route to boosting Earnings Per Share (EPS) at low multiples.
• Dividend Increase: The recent increase in the quarterly dividend from $0.15 to $0.17 per share signals management's confidence in future strong cash flows.
• Strong Free Cash Flow (FCF) and Discipline: Despite short-term fluctuations in EBITDA, the company maintains its full-year 2025 target for Adjusted Free Cash Flow (FCF) conversion at 90% or greater. This strong cash generation capability ensures the sustainability of its dividend and buyback programs.
• Cost Discipline: The company successfully reduced Adjusted Operating Expenses by 11.9% in Q3 2025, driven by high single-digit reductions in overhead, confirming a strong focus on capital discipline.
3. Key Risks and Q3 2025 Updates
The primary obstacles to potential upside, and the factors sustaining NOMD's discount, are:
• Market Risks (Volume Pressure Continues): Due to consumer price sensitivity driven by high inflation, organic revenue declined by 1.6% in Q3 2025, with 0.5% attributed to volume contraction. This pressure led to a 420 basis points contraction in the gross margin, confirming the ongoing risk of consumers trading down to cheaper private-label alternatives.
• Financial Risk (Leverage Management): The elevated leverage ratio remains a risk factor in a high-interest rate environment. However, this risk is mitigated by the company's robust 90%+ FCF conversion target and a reduction in net interest payments over the nine-month period. Strong cash flow allows the company to manage debt service while continuing to fund shareholder returns.
• Execution Risk: The risk that the €200 million Productivity Program may not be successfully executed, or that brand investment may be compromised, could cause the discount to persist. Initial cost reduction steps, however, suggest effective risk management.
Borsa İstanbul: Enflasyon tahmini: 2025 yılında %15,2Borsa İstanbul: Enflasyon tahmini: 2025 yılında %15,2
Dün, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın sunumuyla yeni bir Orta Vadeli Program (OVP) duyuruldu. Yılmaz, OVP'nin temel hedeflerinin makroekonomik ve finansal istikrarın sağlanması, enflasyonun tek haneli seviyelere indirilmesi, yatırım, istihdam, üretim ve ihracatın artırılması, aynı zamanda sosyal adaletin ve refahın güçlendirilmesi olduğunu vurguladı.
Yılmaz ayrıca, OVP'ye yapısal reformların eklenmesinin bir yenilik olduğunu ve bu sayede programın belirsizliğinin azaltılacağını ifade etti. Merkez Bankası'nın rolüne de değinerek, bankanın araç bağımsızlığı çerçevesinde gereken adımları atacağını belirtti. Beklenti yönetimi ve etkili para politikalarıyla kısa vadeli sonuçların artırılmasının hedeflendiğini ekledi.
Yılmaz'ın sunumu sonrasında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, OVP'ye olan inancını ve desteğini dile getirdi. Erdoğan, ekonomik büyümeden taviz verilmeyeceğini, sıkı para politikasıyla enflasyonun tek haneli seviyelere indirileceğini ve cari işlemler dengesinin iyileştirileceğini vurguladı.
2023-2026 dönemini kapsayan OVP'de öngörüler de aşağıdaki gibiydi:
Enflasyon, 2023 yılında %65 seviyesinde öngörülüyor. 2024 hedefi %33 ve 2025 yılında %15,2 olarak tahmin edilen enflasyonun 2026 yılında %8,5'e kadar düşmesi bekleniyor.
Orta vadeli programa göre, 2023 yılı büyüme tahmini %4,4 olarak açıklandı. Türkiye ekonomisinin, 2024'te %4, 2025'te %4,5 ve 2026'da %5 büyümesi öngörülüyor.
İşsizlik oranı 2023'te %10,1 olarak tahmin ediliyor. 2024 işsizlik oranı %10,3 ve 2025'ten itibaren tek haneli seviyelere düşmesi bekleniyor.
Grafik TradingView’den
BIST 100 endeksi 8337 seviyesine ulaştı ve Borsa İstanbul bugün yüzde 1.91 yükselmesine rağmen ve halka arsalar tedbir sonucunda düşüş gösterdi.
Bunun yanında süper trend hala al sinyalini yenilerken lux algo smart money concept 7672 üzerinde güçlü destek göstermektedir.
Buradan regresyon analizine baktığımızda 8709 seviyesinde güçlü bir direnişle karşı karşıya kalmaktayız.
Yarın tekrar panik satışıyla düşüşler olabileceğinden güçlü bir yükseliş beklenmemektedir.
Sonuç itibariyle, açıklanan OVP'ye göre, 2025'te işsizlik oranının %9,9, 2026'da ise %9,3 olması öngörülüyor. Bu önemli ekonomik planın Türkiye'nin gelecekteki ekonomik istikrarını ve büyümesini yönlendirmesi bekleniyor. Biz ne yaparsak sonucunu da hak etmiş olacağız. Eğer siyasi veya halk lüks tüketimden vazgeçer ve üretime ve yatırıma odaklanırsak muhakkak büyüyeceğiz.
RLC iExec COİN BİLGİLENDİRMEİyi günler dostlar 400 gün civarı kalmış olan halving öncesi hazırlıklara devam ediyoruz.Uzun vade tutup zarar eden şimdiye dek görülmedi,neden zarar ediyorum diyenler ise yeterince beklememistir,Piyasa insana beklemeyi iyi öğretir :)
Diyerekten Coinimize geçiyoruz.Coinimiz RLC Nam-ı diğer iExec.
Projesi güzel çoğu manada.En beğendiğim ozelliklerinden biri her kategoride bir görevinin olması dostlar.Proje kendini öncelikli olarak bir WEB3 projesi oalrak tanimalamkta.oncelikli olarak program maker olarak tanitmakta.Confidental programming(Gizli bilgi işlem) mottosuyla Big data fonksiyonu ile de ön plana çıkıyor.Bunlara ek olarak ise program maker özelliği AI kapsamakta bir AI projesi diyebiliriz.Ve bu kadarla da bitmedi aynı zamanda bir Oracle Projesi.Blockhain ağları ile ağ dışı harici veriler arasında köprü görevi görüyor.Kategori olarak bu kadar çeşitli alanda hizmet veren aşırı nadir koinlerden; beğendiğim bir proje aynı zamanda.Halihazırda bir AI rüzgarı gelmekte ancak ben hala beklenilen hype almadığını düşünüyorum özellikle Elon 2022 son aylarında bu yılın AI yılı olacağını önceden haber etmişti ve Economist dergisinin kapağında da AI görmüş olduk.2024 halving sonrası 2025 nisana kadar ki süreçte bir ana boga bekliyoruz dostlarım öncelikle onu söylemeden geçemeyeceğim.2023 AI 2024 Web3.0 olursa elde edeceği hype ile ilk 20 bile beklenilebilir bir proje.Kısa vadede can sıkabilir market makerları sabır tüketen cinsten manipüle ediyor borsayı ve çin koini değildir;menşei fransız,Kore ortak yapımı.Ayrica en guzel.ozelliklerinden biri maksimum arzı belirli ve ilk adım attığı andan beri 6 yıldır piyasaya sadece 2 milyon arz sürüldü,Max arz 87 Milyon,Dolaşımda 81 milyon mevcut.K9sa vadede mutluluklar vermez keza Uzun vadede şahsen düşündüğüm ve hodl hakkını alacağımı düşündüğüm coinlerden.Hedeflerim grafikteki gibidir.Grafik güncellemesi olmayacaktır,bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır.
Yatırım Tavsiyesi İçermez.
ADAUSDT LONG TERM HOLD. Cardano is a decentralised platform that will allow complex programmable transfers of value in a secure and scalable fashion. It is one of the first blockchains to be built in the highly secure Haskell programming language. Cardano is developing a smart contract platform which seeks to deliver more advanced features than any protocol previously developed. It is the first blockchain platform to evolve out of a scientific philosophy and a research-first driven approach. The development team consists of a large global collective of expert engineers and researchers.
BTC Acil Güncelleme | Balina Avcısı |Stoch RSI Roket GibiArkadaşlar Merhaba;
Balina Avcısı Programında çok güzel dönüşler alıyorum, özelikle belirtiyorum bu sene o sene olacak ve bu sene çok daha fazla kazanacağız.
BTC Aniden yükseliş trendinde ve STOCH RSI dipten döndü şimdi gidecek çok yeri var. Balina Avcısı Programı ile son 1 saatte 600 Toplu Mail gönderildi. 8450 BTC gelebilmek için 1500 BTC alış yeterli. BTC 8450 - 8500 Kırarsa yukarı devam. 8440 'lara satıp - 8550 üstü olursa alış emri verirseniz ve gerçekleşirse güzel kar bırakır. Eğer 8450 'den dönerse 8200 , 8100 ' a kadar geri çekilme olabilir.
Balina Avcısı Son Örnek Mesajı Aşağıdadır. Yeni Portal Geliyor, Yeni Otomatik Bildirimler Geliyor.
Arkadaşlar , STOCH RSI ne kadar aşağıda dikkatli bakin yukarı epeyce yolu var.
YTD. Grafiği begenelim dostlar. Mail adresini bana ileteneleri programa deneme amaçlı entegre ediyorum.
Balina Avcısı | BTC Dominance Oranı
Tarih : 26.07.2018 00:26:07
BTC Market % : 0,13
Coinmarketcap BTC Eski Dominance : 46,96
Coinmarketcap BTC Yeni Oran : 47,02
Coinmarketcap Toplam Değeri $ : 300.610.995
BTC $ : 8214.53
TUSD : 0.00012131 Last 1 Hour: -0.08 Last 24 Hour :-0.01 Rank :10 Market Cap USD :2498962054.0
BCN : 0.00000037 Last 1 Hour: 1.71 Last 24 Hour :-0.11 Rank :25 Market Cap USD :563517669.0
NPXS : 0.00000037 Last 1 Hour: 0.19 Last 24 Hour :4.23 Rank :50 Market Cap USD :267306474.0
TRX : 0.00000457 Last 1 Hour: 0.74 Last 24 Hour :-0.66 Rank :11 Market Cap USD :2467276787.0
XVG : 0.00000301 Last 1 Hour: 1.35 Last 24 Hour :5.42 Rank :39 Market Cap USD :374770249.0
Detay : BTC Dominance oranı anlık olarak Coinmarketteki Toplam BTC oranını göstermektedir.Burada yer alan bazı altcoinler kendi takip ettiğim altcoinlerdir.
Altın, 1979'dan bu yana en güçlü yükselişin ardından durakladıOANDA:XAUUSD baisse après les commentaires “d’assouplissement” de Trump sur la Chine
Or au comptant : L’or au comptant a chuté de près de 2 % vendredi (17 octobre), mettant fin à une longue série haussière après avoir atteint un nouveau record, en raison d’un dollar américain plus fort et des remarques conciliantes du président Donald Trump qui ont affaibli la demande d’actifs refuges.
L’or au comptant a terminé la séance à 4 250,91 $ l’once, en baisse de 1,74 %, après avoir culminé plus tôt à 4 379,94 $. L’indice du dollar américain a augmenté de 0,2 %, rendant l’or plus coûteux pour les investisseurs étrangers. Plus tôt, l’or avait enregistré son plus fort gain hebdomadaire depuis la crise de Lehman Brothers en 2008.
Trump apaise les tensions commerciales, l’or perd son élan refuge
Lors d’une allocution à la Maison-Blanche, Trump a reconnu que les tarifs de 100 % sur les produits chinois étaient « insoutenables » et a confirmé son intention de rencontrer prochainement le président Xi Jinping. Ces remarques ont rapidement changé le sentiment du marché, réduisant les attentes d’une escalade du conflit commercial et diminuant la demande d’or en tant que valeur refuge.
FXStreet a commenté : « Les prix de l’or ont chuté d’environ 2 % depuis un sommet historique alors que Trump a adouci son ton envers Pékin. Le retour de l’appétit pour le risque a maintenu le dollar fort et exercé une pression sur l’or. »
Le rendement des bons du Trésor américain à 10 ans a augmenté de 3 points de base à 4,01 %, tandis que les rendements réels ont progressé de près de 2,5 points de base à 1,72 %, exerçant une pression supplémentaire sur les actifs sans rendement comme l’or.
Les perspectives à moyen terme restent positives
Malgré la correction à court terme, les prix de l’or ont augmenté de plus de 64 % depuis le début de l’année, soutenus par les attentes d’un cycle de baisse des taux d’intérêt de la Réserve fédérale. Le marché prévoit désormais une baisse de 25 points de base lors de la réunion d’octobre, puis une autre en décembre.
HSBC a relevé sa prévision moyenne du prix de l’or pour 2025 de 100 $ à 3 455 $ l’once et s’attend à ce que les prix atteignent 5 000 $ d’ici 2026.
De nouvelles inquiétudes concernant les risques de crédit sont apparues après que deux banques régionales américaines ont signalé 50 millions $ de prêts douteux, mais le conseiller principal de la Maison-Blanche, Kevin Hassett, a assuré que le système bancaire restait liquide et que « les conditions de crédit sont généralement stables ».
Goldman Sachs : la hausse de l’or est “fondamentale”, pas une bulle spéculative
Les prix de l’or ont continué à battre des records cette semaine, dépassant les 4 300 $ l’once le 16 octobre, marquant quatre séances consécutives de hausse et un gain d’environ 65 % depuis le début de l’année, la performance la plus forte depuis 1979.
Cependant, selon Goldman Sachs Group Inc., il ne s’agit pas d’une frénésie spéculative mais d’une demande réelle provenant des institutions et des banques centrales.
Goldman Sachs a déclaré lors d’une visioconférence :
« La dynamique actuelle de l’or n’est pas alimentée par l’euphorie. Les banques centrales continuent d’acheter à des niveaux record, tandis que les investisseurs privés rééquilibrent progressivement leurs portefeuilles alors que la Fed accélère le rythme des baisses de taux. »
Après des années de sous-allocation des actifs en or, le marché revient désormais à un équilibre plus raisonnable, et non à une “bulle dorée”.
Goldman Sachs a relevé sa prévision du prix de l’or pour décembre 2026 de 4 300 $ à 4 900 $ l’once, mettant en avant deux facteurs clés : d’importants flux entrants dans les ETF d’or occidentaux, et des achats nets soutenus par les banques centrales, en particulier en Asie et au Moyen-Orient.
Les échos des années 1970 : l’histoire se répète sous une nouvelle forme
Comparons le cycle actuel à la “ruée vers l’or” des années 1970, lorsque les États-Unis ont mis fin au système de Bretton Woods, que l’inflation a explosé et que la crise pétrolière a multiplié le prix de l’or.
« À l’époque, les déficits budgétaires et l’incertitude politique ont conduit les investisseurs à chercher refuge en dehors du système monétaire officiel. Aujourd’hui, des facteurs similaires réapparaissent — des risques budgétaires américains à la divergence géopolitique —, faisant de l’or un instrument de couverture toujours populaire. »
Selon Goldman Sachs, le marché de l’or reste relativement petit par rapport à l’ampleur des flux de capitaux mondiaux, de sorte que chaque mouvement de capitaux amplifie fortement les fluctuations de prix.
Analyse technique de OANDA:XAUUSD
Le graphique journalier de l’or reste dans une tendance haussière à moyen et long terme, le prix restant au-dessus de la MA21 et toujours dans le canal ascendant malgré la correction.
Après avoir atteint un sommet historique à 4 379, le prix est retombé autour de 4 250 $ l’once, correspondant au niveau de retracement de Fibonacci 0,382.
• Structure actuelle des chandeliers : une forte bougie de correction apparaît mais ne brise pas la structure haussière.
• Zones de support technique importantes :
o 4 216 – 4 160 (Fibo 0,382 – 0,5) : zone de support potentiel à court terme.
o 4 110 (Fibo 0,618) : support plus fort, si ce niveau est cassé, une correction plus profonde peut se produire.
• RSI : reste au-dessus de 70, indiquant que le marché est encore en zone de surachat, sujet à de fortes fluctuations à court terme mais sans confirmation d’un retournement.
➡ Conclusion principale de la tendance : L’or reste dans une tendance haussière majeure, actuellement seulement en phase de correction technique après avoir atteint un sommet, sans signal de retournement à moyen terme.
Vente XAUUSD PRIX 4309 - 4307⚡️
↠↠ Stop Loss : 4313
→ Take Profit 1 : 4301
↨
→ Take Profit 2 : 4295
Achat XAUUSD PRIX 4160 - 4162⚡️
↠↠ Stop Loss : 4156
→ Take Profit 1 : 4168
↨
→ Take Profit 2 : 4174
YETER YETER GELME ÜSTÜME KALDIRAMIYORUMCoinde büyük iktidarsızlık var gerçekten kalkmıyor bir türlü. sallamasyon diyin yada teknik benim hedefler bunlar. lütfen özelden sövmeyin pls tşk.
bu son üçlü ümit vaat eden projelerdir.
AITECH: binance tarafında en iyi performans gösteren top 10 proje arasında. eğer data centerları biter büyük partnerlere yol alırlarsa bütün piyasanın içinden geçerler. ayriyeten buyback programı başlıyor. bu yaz sonuna doğru başka yerlerde görülebilir kasıma doğru.
REVOX: zaten önceki paylaşımda yazdım. profilimde GPT ile aynı proje. (GPT nasıl yükselmiyor değer görmüyor hayret ediyorum)
DEAI: APT ile aynı programa seçildi. hala değernin çok altında ve 4 ay boyunca coin açılımı yok. durağan coin sayısı = daha fazla fiyatlanma
Hala tavsiyelerimin arkasındayım. Bunların bir çoğunun binance alpha yada direkt olarak binanceye gireceğine dair ümidim %95 diyebilirim. bence b*ktan piyasa koşullarından dolayı volume etkilenmesin diye kendi kazançlarını düşünürek piyasanın stabilleşmesini bekliyorlar.
okduysan buraya kadar tşk.
Elbit Systems’in Büyümesini Ne Tetikliyor?Elbit Systems, belirli savunma ihtiyaçlarına yönelik stratejik uluslararası iş birlikleri ve ileri teknoloji çözümleriyle önemli bir ivme kazanıyor. Bu büyümenin temel taşlarından biri, Almanya’nın Diehl Defence şirketiyle olan derinleşen ortaklığıdır. İki şirket birlikte, Euro-GATR hassas güdümlü roket sistemini Alman Ordusu’nun helikopter filosuna entegre ediyor. Bu da Elbit’in, gelişmiş ve maliyet etkin çözümleri Avrupa’nın köklü savunma yapısına entegre etme ve mevcut sanayi iş birliklerini geliştirme yeteneğini ortaya koyuyor.
Aynı zamanda Elbit, Yunanistan’ın milyarlarca avro değerindeki kapsamlı savunma modernizasyon programı için potansiyel bir ana tedarikçi konumunda. Yunanistan, İsrail gibi stratejik ortaklardan hızlı alımlar yapmayı aktif bir şekilde ararken, Elbit’in Puls çoklu roketatar sistemleriyle ilgili görüşmelerin devam ettiği bildiriliyor. Bu büyük ölçekli programa katılım, Elbit için önemli bir pazar penetrasyonu anlamına gelecek ve NATO müttefiklerini gelişmiş yeteneklerle donatma konusundaki artan rolünü vurgulayacaktır.
Stratejik konumlanma ve talep gören teknolojilerin birleşimi, finans dünyasında da dikkat çekiyor. Başta Vanguard Group Inc. olmak üzere kurumsal yatırımcıların hisse alımlarında gözle görülür bir artış, piyasaların Elbit’in büyüme stratejisine duyduğu güçlü güveni yansıtıyor. Bu yatırımcı desteği, somut iş birlikleri ve önemli pazar fırsatlarıyla birleştiğinde, inovasyonu ve ortaklıkları etkin bir şekilde kullanan ve uluslararası büyümesini bu temelde sürdüren bir şirket profili ortaya koyuyor.
Toparlanma çabası Yurtiçinde yerel seçimler atlatıldı. Her ne kadar bazı illerde resmi sonuçlar açıklanmasa da aşağı yukarı sonuçlar belli. Mevcut durumda TL varlıklar üzerinde oynaklık geçen hafta olduğu gibi oldukça yüksek. Buna sebep olarak, belirsizlik ortamının oluşmasını ön plana çıkarabiliriz. Gelecek hafta ekonomik reform programının açıklanması bekleniyor. Bu programa ilişkin beklentiler de oldukça önemli olacaktır. Bugün yurtdışı piyasalarda görülen değer kazanımlarına iç piyasanın eşlik edemediğini görmekteyiz. BIST-100 91.800 seviyelerini test ettikten sonra gelen alımlarla şu an Cuma kapanışına %0.5 yukarıda işlem görüyor. USDTRY ise 5.70 seviyelerini test ettikten sonra 5.61’e doğru geriledi. Bu gündem dışında baktığımızda Mart ayında imalat PMI aylık bazda %1.7 yükselişle 47.2 oldu ve Temmuz 2018’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Ancak hala daralma bölgesinde olduğunun altını çizmek gerekiyor.
Teknik olarak endekste toparlanma hareketi sürüyor. Genel resimde 89.300, kısa vadede ise 92.000 önemli destek seviyeleri. Bu bölgeler üzerinde toparlanma sürebilir. Bu kapsamda 94.500 direnci ön planda olacaktır. Bu eşik geçilirse 96.000 hedeflenebilir.
SAHOL: Buffett & Munger Yaklaşımıyla "Derin Değer" HesabıSAHOL - "Deep Value" (Derin Değer) Raporu:
1. Karlılık ve Sermaye Verimliliği (Sermayenin Hakkını Veriyor Mu?)
Buffett için en önemli filtre budur. Bir şirket sermayeyi yakıyor mu, çoğaltıyor mu?
ROE (Özsermaye Karlılığı):
Tarihsel Veri (2005-2020): SAHOL'ün "Kayıp Yılları". Bu dönemde ROE %10-%14 bandında sıkıştı. Enflasyonun %10 olduğu yıllarda bu, "reel getiri yok" demekti. Buffett bu dönemde SAHOL'ü almazdı.
Güncel Veri (2023-2025): Oyun değişti. Enflasyon muhasebesi (TMS 29) sonrası bile ROE %30-%40 bandına oturdu.
Kalite Kontrolü: Bu ROE artışı sadece enflasyondan mı? Hayır. Enerji iş kolunun (Enerjisa Üretim) devreye girmesi ve Bankacılık kârlarındaki sıçrama, ROE'yi yapısal olarak yukarı taşıdı. Ancak %40 sürdürülebilir değildir; normalize edilmiş beklenti %20-%25'tir. Bu oran, gelişmekte olan bir piyasa holdingi için "Kabul Edilebilir/İyi" seviyededir.
ROIC (Yatırılan Sermaye Getirisi):
Bankacılık (Akbank) dahil olduğu için konsolide ROIC hesaplamak zordur.
Sanayi/Enerji Segmenti ROIC: Enerjisa'nın ROIC oranı, sermaye maliyetinin (WACC) üzerindedir. Yani şirket büyürken değer yaratıyor. Ancak Perakende (CarrefourSA/Teknosa) tarafı yıllarca ROIC'i aşağı çekti (Negatif değer yarattı). Son 2 yılda perakendede dönüşüm sağlandı ama hala holdingin "yumuşak karnı".
Brüt ve Net Kâr Marjı:
Holding olduğu için "Net Kâr Marjı"na bakmak daha doğrudur. 20 yıl önce %10 civarında olan net kâr marjı, günümüzde enerji katkısıyla korunmaktadır. Enerji segmentinin FAVÖK marjları (%20+) oldukça stabildir ve holdinge "fiyatlama gücü" katar.
Puan: 7.5/10 (Geçmiş zayıf, son 3 yıl çok güçlü. Enerji yatırımları meyvesini veriyor.)
2. Büyüme Kalitesi (Rüzgar mı, Kas Gücü mü?)
Kazanç (EPS) Büyümesi:
Nominal: TL bazında son 5 yılda %2000'e yakın büyüme var. (Enflasyon etkisi).
Reel (Dolar Bazlı): 2013-2021 arası EPS Dolar bazında eridi. Ancak 2022'den itibaren ibre tersine döndü.
Kritik Hamle: Şirket Geri Alım (Buyback) yaptığı için, dolaşımdaki hisse sayısı azalıyor. Bu sayede şirket kârı sabit kalsa bile, senin elindeki hissenin payına düşen kâr (EPS) otomatik olarak artıyor. Buffett'ın en sevdiği "yapay olmayan" büyüme türü budur.
Satış Büyümesi:
Enerji fiyatlarına ve bankacılık hacmine endeksli. "Patlayıcı" bir satış büyümesi yok (bir teknoloji şirketi değil). GSYH büyümesinin 1-2 puan üzerinde stabil bir büyümesi var.
Puan: 7/10 (Büyüme agresif değil ama geri alımlarla hisse başına kalite artırılıyor.)
3. Değerleme Oranları (Fırsat mı, Tuzak mı?)
Buffett ve Munger'ın gözlerinin parladığı bölüm burasıdır.
F/K (P/E) Oranı: 3.2x - 3.8x (Aralık 2025 Tahmini).
BIST 100 Ortalaması: ~6-8x.
Dünya Emsalleri: ~8-10x.
Yorum: Şirket, 3.5 yılda kendini amorti edecek bir fiyattan satılıyor. Tarihsel dip seviyelerde.
PEG Oranı: < 0.5.
F/K (3.5) / Büyüme Oranı (Enflasyonist büyüme %50+). Peter Lynch ve Buffett kriterlerine göre "Aşırı Ucuz".
Piyasa Değeri / Net Aktif Değer (NAD):
Hisse şu an varlıklarının değerinin %45 iskontosuyla işlem görüyor. Yani 100 liralık malı 55 liraya alıyorsunuz.
Puan: 10/10 (Tartışmasız Borsa İstanbul'un matematiksel olarak en ucuz büyük şirketlerinden biri.)
4. Finansal Sağlamlık (Kale Sağlam mı?)
Borç / Özsermaye:
Konsolide bilançoda Akbank olduğu için borç yüksek görünür (Bankalar mevduat topladığı için borçlu görünür). Bu yanıltıcıdır.
Net Borç / FAVÖK (Banka Dışı):
Holdingin "Solo" (Banka hariç) net nakit pozisyonu güçlüdür. Enerjisa'nın borçluluğu yatırım döneminden dolayı yüksektir (~2.0x seviyelerinde) ancak nakit akışı bunu rahatça ödeyecek güçtedir.
Faiz Karşılama:
Sanayi grubu (Kordsa, Çimsa) ve Enerji grubu faiz giderlerini operasyonel kârlarıyla rahatça (4x-5x üzeri) karşılamaktadır. "Zombi şirket" riski sıfırdır.
Puan: 8.5/10 (Banka dışı bilanço, Türkiye şartlarına göre oldukça muhafazakar ve likit.)
5. Nakit Akışı ve Sermaye Disiplini (Kan Dolaşımı)
Serbest Nakit Akışı (FCF):
Holdingin FCF kaynağı iştiraklerden gelen temettülerdir. Akbank ve Enerjisa düzenli temettü öder.
Buffett Testi: "Muhasebe kârı mı, gerçek para mı?" Enerjisa'nın ürettiği nakit gerçektir (Fatura tahsilatı). Bu nakit holdingin kasasına akar.
Sermaye Harcamaları (CapEx):
Enerji segmenti şu an Türkiye'nin en büyük Yenilenebilir Enerji Yatırımlarını (RES ve GES) yapıyor. CapEx çok yüksek.
Risk: Munger, "Sürekli yatırım gerektiren işleri sevmem" der. Ancak bu yatırımlar "Garantili Alım" (YEKDEM vb.) mekanizmalarına sahip olduğu için "Riskli CapEx" değil, "Gelecek Gelir Satın Alımı" olarak görülür.
Puan: 8/10 (Yüksek yatırım yapıyorlar ama bu yatırımlar yüksek getiri vaat ediyor.)
6. Yönetim Kalitesi (Munger'ın Turnusol Kağıdı)
Son 20 yılda SAHOL yönetiminin en büyük sınavı ve değişimi:
Hissedar Dostu Davranış (Kritik Değişim):
2005-2020: Yönetim "İmparatorluk Kurma" (Empire Building) peşindeydi. Hisse fiyatını pek umursamadılar.
2021-2025: Devrim oldu. Yönetim "Geri Alım Programı" başlattı.
Buffett Kriteri: "Yönetim, hisse fiyatı içsel değerin altındayken hisse alıyor mu?" EVET. SAHOL yönetimi son 3 yıldır piyasadan hisse toplayarak, dolaşımdaki hisse sayısını azalttı ve kalan yatırımcıların payını artırdı.
Şeffaflık: Kurumsal yönetim derecelendirme notu Türkiye'nin en yükseklerinden. Şeffaflık sorunu yok.
Geçmiş Hatalar: SASA'nın satılması büyük bir "Sermaye Tahsisi Hatası"ydı. Ancak son dönemde ABD'de yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlar, vizyonun genişlediğini gösteriyor.
Puan: 9/10 (Sadece Geri Alım programı bile puanı 6'dan 9'a çıkarmaya yeter. Türkiye'de bunu bu ölçekte yapan nadir holding.)
7. Ekonomik Hendek (Moat) Göstergeleri
SAHOL'ün kendisinin bir hendeği yoktur, ancak sahip olduğu "kaleler" vardır:
Enerjisa (Geniş Hendek): Elektrik dağıtımı bir doğal tekeldir. Kimse gelip Enerjisa'nın hattının yanına ikinci bir hat çekemez. Gelir garantilidir.
Akbank (Dar Hendek): Güçlü marka ve düşük maliyetli mevduat. Ancak bankacılık rekabetçidir.
Kordsa (Geniş Hendek): Küresel pazar lideri ve "Gizli Şampiyon". Patenti ve teknolojisi koruma sağlar.
Çimsa (Dar Hendek): Çimento bölgesel bir iştir, lojistik maliyeti koruma sağlar.
Özet: Portföyün %60'ı hendekli, %40'ı rekabetçi alanlarda.
"Harika bir şirket mi, yoksa sadece ucuz mu?"
Analiz sonuçları gösteriyor ki SAHOL, 20 yıl önceki "hantal holding" değil.
İşin Kalitesi: Enerji dönüşümüyle arttı.
Yönetim: Geri alımlarla "Hissedar Dostu" oldu.
Fiyat: İnanılmaz derecede ucuz (Fair Price'ın çok altında).
Warren Buffett SAHOL'e nasıl bakardı? "Çok pozitif."
Neden? Çünkü aşağı yönlü risk (Downside Risk) çok sınırlı (Varlıkların %55'i bedavaya geliyor), yukarı yönlü potansiyel (Upside) ise yönetim kararlılığı (Geri Alım) ile destekleniyor.
Strateji: "Bu bir sigara izmariti (vur-kaç) yatırımı değil, uzun vadeli bir değer (compounder) yatırımıdır."
Son Not: Fiyatın ucuzluğu, şirketin kötü durumda olmasından değil, Türkiye makro risklerinden (CDS, Kur) kaynaklanıyor. SAHOL'ü almak, Türkiye'nin geleceğine "çok iskontolu" bir bilet almaktır.
Karlılık (ROE) Analizi: Kayıp Yıllar vs. Altın Çağ
SAHOL neden yıllarca yerinde saydı ve şimdi neden farklı?
2013-2020 Dönemi (Kayıp Yıllar):
Ortalama ROE: %11.2
Enflasyon: %10-%15
Reel Getiri: NEGATİF. (Şirket sermayeyi büyütemedi).
2021-2025 Dönemi (Dönüşüm):
Ortalama ROE: %35 - %45 (Nominal)
Enflasyon Muhasebesi Sonrası ROE: %20+
Reel Getiri: POZİTİF.
Sürükleyici Güç: Enerjisa Üretim'in FAVÖK marjlarının %20+ bandına oturması ve döviz bazlı gelir yapısı (YEKDEM), ROE'nin kalitesini artırdı. Banka kârları volatil olsa da, enerji kârları "tahmin edilebilir" nakit akışı sağlıyor.
Finansal Sağlamlık: Solo Bilanço (Banka Hariç)
Holdingleri analiz ederken bankayı konsolide etmek yanıltıcıdır. Holdingin kendi kasasına (Solo) bakmalıyız.
Solo Net Nakit Pozisyonu: Holding (Banka ve iştirakler hariç, sadece merkez kasa) Net Nakit pozisyonundadır.
Net Borç / FAVÖK (Enerji Segmenti): ~1.8x - 2.1x.
Kabul edilebilir sınır 3.0x - 4.0x'tir. Enerjisa agresif yatırım yapmasına rağmen borçluluk risk sınırının çok altındadır.
Kordsa & Çimsa: Net Borç / FAVÖK oranları 1.5x seviyelerinin altındadır. Nakit yaratma kapasiteleri faiz giderlerinin 5 katıdır (Interest Coverage Ratio > 5).
İçsel Değer (NAD) Hesabı: Parçaların Toplamı
SAHOL hissesini aldığınızda aslında ne alıyorsunuz? (2025 Tahmini Piyasa Değerleri üzerinden kaba taslak)
Akbank Payı: Piyasa değerinin yaklaşık %35-%40'ı.
Enerji (Enerjisa Üretim + Dağıtım): Piyasa değerinin yaklaşık %40'ı. (Burası piyasa tarafından en az fiyatlanan, gizli değerdir).
Sanayi (Kordsa, Çimsa, Brisa): Piyasa değerinin yaklaşık %15'i.
Perakende & Diğer: %5-10.
Sonuç: Şu anki SAHOL piyasa değeri, sadece Akbank ve Enerjisa hisselerinin toplam değerinden bile daha azdır. Sanayi devleri (Kordsa, Çimsa) ve perakende şirketleri size bedavaya (promosyon olarak) verilmektedir.
Yönetim Karnesi ve Sermaye Tahsisi
Munger'ın dediği gibi: "Parayı nereye harcıyorlar?"
Eski Yönetim (2010-2018): Verimsiz satın almalar, düşük temettü, hisse fiyatına duyarsızlık.
Yeni Yönetim (2020-2025):
Geri Alım: Nakdin en iyi kullanımı (Risk 0, Getiri Yüksek).
Yenilenebilir Enerji: ABD yatırımları ile döviz bazlı gelir çeşitlendirmesi.
Çıkış (Divestment): Verimsiz varlıkların satışı (Örn: Philsa hisselerinin geçmişteki satışı veya verimsiz iş kollarından çıkış sinyalleri).
SONUÇ VE STRATEJİ
Matematiksel Özet:
Fiyat: 3.4x F/K (Son 20 yılın en dip %10'luk dilimi).
Kalite: %20+ Reel ROE (Son 20 yılın en iyi performansı).
Katalizör: Geri Alım Programı (Dolaşımdaki hisse azalıyor).
Buffett Yaklaşımı: SAHOL şu an "50 Kuruşa satılan 1 Lira" durumundadır. Piyasa, Türkiye makro riskleri nedeniyle bu varlığı cezalandırmaktadır. Ancak matematiksel olarak; enerji üretim kapasitesi, banka karlılığı ve geri alınan hisseler, fiyatın içsel değere (NAD) yaklaşmasını zamanla zorunlu kılacaktır.
Hedef: NAD İskontosunun tarihsel ortalama olan %25-%30 bandına daralmasıdır. Bu, temel rasyolarda (kâr artmasa bile) %30-%40'lık bir yeniden fiyatlama (re-rating) potansiyeli taşır.
Yasal Uyarı: Bu çalışma, kamuya açık veriler ve matematiksel modellemelerle hazırlanmış bir analizdir. Yatırım tavsiyesi içermez.
Altın fiyatlarının 4150 dolara düşme potansiyeli hala mevcut.Altın fiyatlarının 4150 dolara düşme potansiyeli hala mevcut.
Mevcut Direnç: 4220-4230 dolar
Mevcut Destek: 4150-4160 dolar
Kilit İşlem Aralığı: 4180-4210 dolar (Boğalar ve Ayılar Arasındaki Savaş Alanı)
Mevcut Stratejim:
SATIŞ: 4210-4215 dolar
SL: 4235 dolar
TP: 4150 dolar
Evet, son 3 aydaki emir sinyallerini kaydeden eksiksiz bir tablom var.
İlginizi çekerse, görüntülemek için grubuma katılabilirsiniz.
İşlem modelim şu şekilde:
1. Sinyal stilim her zaman 20 puanlık sabit bir zarar durdur emrini koruyor.
2. Kâr hedefim sabit değil; kâr aralığını ayarlayacağım, ancak her işlem sinyalinin kârı asla 5 puanın altında olmayacak.
3. Tutma süresiyle ilgili olarak, stop loss tetiklenmedikçe pozisyonları asla vaktinden önce kapatmayacağım.
4. Emir oranı: 1 lot, 8.000-10.000 dolarlık sermayeye karşılık gelir.
Bu nedenle, grafik, halka açık kanalımda yayınladığım tüm sinyalleri özetlemektedir. Yoğun programım nedeniyle, halka açık kanalda yayınlanan emir sayısı günde yalnızca 1-2 sinyalle sınırlıdır.
Elbette, benimle aynı getiriyi elde etmek istiyorsanız, tüm sinyallerimi yakından takip etmeli ve programımla senkronize olmalısınız; bu kolay olmayabilir. Bu nedenle, şiddetle tavsiye ederim:
Sağlam bir ortaklık kurmak için benimle iletişime geçebilirsiniz.
Fonlarınızı planlamanıza ve programınıza, emir büyüklüğünüze ve işlem alışkanlıklarınıza göre güvenli ve sağlam bir işlem sistemi oluşturmanıza yardımcı olacağım.
Kazan-kazan ortaklığı.
NMRA - Klinik çalışmaları onu ileriye götürebilecekmi ?.. Neumora Therapeutics (NMRA) depresyon, Alzheimer, şizofreni gibi hastalıklar için terapötik moleküller geliştiren klinik aşamada bir biyofarmasötik şirket olarak ön plana çıkmaktadır.
Başlıca projeleri arasında navacaprant adlı majör depresif bozukluk (MDD) için geliştirilen ilaç adayları (KOASTAL serisi çalışmaları) Diğer programlar: Alzheimer ile ilişkili huzursuzluk (NMRA 511), şizofreni / nöropsikiyatrik bozukluklar (örneğin NMRA 266, M4 modülatörleri) ve daha ileri aşamada obezite ile ilgili hedefler (NMRA 215) gibi adaylar şuan üzerinde çalıştığı klinik çalışmalar.
Finansal açıdan baktığımızda şirket yıllarca kara geçmemiş durumda ve zarar bildirdi, ancak nakit rezervi önem arz ediyor: Q1 2025’te 249,4 M USD nakit + K2 HealthVentures’ten alınan borç hattı ile operasyonların 2027’ye kadar sürebileceği ifade ediliyor. 2025’in ikinci çeyreğinde, şirketin elinde ~217,6 M USD nakit + menkul kıymetler olduğu ve R&D harcamalarının da yüksek olduğu bildirildi.
Şirketin haber trafiğinde önemli tarihlere baktığımızda yakın vadede birden fazla klinik veri açıklamasına yönelik beklenti taşıyor: navacaprant için faz 3 verileri 2026 başlarında, NMRA 511 için 2025 sonunda ve bunlardan FDA'dan da olumlu bir dönüş alması durumunda şirketin yönü epey yukarı gitme potansiyeli var.
Düşüşün Sebepleri: 2023 Sonları → 2024 / Erken 2025
Grafiğimiz haftalıktır ve görülebileceği gibi çok sert bir düşüş söz konusu. Şirketin en umut vadeden adayı navacaprant’ın klinik aşaması çok dikkat çekiciydi (KOASTAL 1) ve gelen ilk sonuçlar iyi olmayınca şirket için Mizuho ve Needham'ın hedef fiyatlarını 20 USD yapmasına rağmen düşüş devam etti ve bu hedef fiyatlar hala aşağıya revize edilmedi, buda önemli.
Bu yıl neden yükselmeye başladı → Nisan 2025 ve sonrası
Hisse çok dipte idi ve artık dipten hissedarların satım alımları başladı aynı zamanda bunu iyileşen Klinik Program İletişimi / Revize Stratejiler de destekledi. Şirketin hâlâ elinde yüz milyonlarca dolarlık nakit rezervi olması sebebiyle 2027'e kadar önü açık görünüyor. Diğer yandan Şirket, (NMRA 215), (NMRA 861), (NMRA 511) gibi alternatif adaylara da yatırım yapmaya başladı. Bu çeşitlilik, “tek bir program başarısız olsa bile diğerlerinden gelir gelme potansiyeli” 'ni doğurdu. Son olarak : verilerin ön duyuruları, sunumlar, konferans katılımları, araştırma ortaklıkları gibi gelişmeler hisseye katalizör olmuş durumda.
Yükselişin devamı için gerekenler:
1. Navacaprant’ın Klinik Başarısı (KOASTAL 2 / KOASTAL 3) Eğer bu klinik çalışmalardan gelen topline sonuçlar olumlu gelir ve ilacın etkinliği, güvenliği güçlü şekilde gösterilirse, bu hisse için “yeni bir değerleme rejimi” tetikleyici olabilir. Bu klinik proje şirketin amiral gemisi durumunda ve bu başarı gelirse eski yerlerine hızla gelmemesi için bir sebep yok.
2. Diğer Adayların Başarıları: NMRA 511 için Alzheimer ile ilişkili huzursuzluk çalışmaları iyi çıkarsa, bu ikinci bir potansiyel gelir kaynağı olur. NMRA 861 (M4 PAM) gibi adayların güvenlik ve etki verileri pozitif gelirse, şirketin portföyü değer kazanır. Obezite programı (NMRA 215) gibi yeni hedefler başarılı olursa, şirketin pazar erişimi daha da artar.
3. Yeterli Nakit / Sermaye Yönetimini devam ettirebilmesi
4. Piyasa Kabulü / Regülasyon & Onay Süreci. Klinik veriler kadar önemli bir faktör de FDA / EMA gibi regülatör kurumların değerlendirme süreçleri. Olumlu regülasyon yaklaşımı, hızlı onay süreçleri hisseyi destekleyecektir.
Sonuç olarak önümüzde riskli bir sektör olan (neden riskli çünkü Biyoteknoloji şirketleri çok yüksek volatilite riski taşırlar, şirketten gelecek her haber olumlu yada olumsuz şirketin değerini etkiler - Özellikle FDA'dan gelen onaylar bunun katalizörüdür.) Biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren bir şirket var. Bu şirkete yatırım yaparsanız aslında bir beklentiyi satın almış oluyorsunuz demektir. Yani şirketin yürüttüğü bu klinik çalışmaların olumlu sonuçlar alması bu şirketin değerlenmesi için olmaz ise olmazdır. Yatırım tavsiyesi olmadan, Biyoteknoloji sektöründe diplere inmiş ama tekrar yukarılara çıkma potansiyeli içinde olan bir şirketi sizlere tanıtmaya çalıştım. Grafikte gördüğünüz haftalık yükselen trend ve kanal katlama çabaları izlenmeli, özellikle 2 Dolar üstünde kalması sağlıklı olacaktır, 1,42 altı ise stop/loss için takip edilmeli.
HRKET | PO3 Formasyonu + KAP Temel Katalizörler 1. Teknik Analiz & PO3 Formasyonu
Pattern of Three Pushes (PO3):
Mart–Nisan’daki üç tepe-altı-dip ayağı, 64,15 TL’deki 0,236 Fib direncini güçlü hacimle (‘on-chart’ hacim çubuğu) kırdı.
Fibonacci Seviyeleri:
0,382 Fib → 71,55 TL
0,50 Fib → 77,55 TL
1,272 Genişleme → 116,70 TL
Hacim Desteği: Kırılımda ortalama hacmin %20 üzerinde gerçekleşen alışlar, boğa momentumunu destekliyor.
2. KAP: Yeni İş İlişkileri (2025)
Tarih Tutar (USD) Tutar (EUR) İş/Yıllık Satış %
21 May 2025 $ 4 950 000 — % 4,96
20 May 2025 $ 3 250 000 — % 3,26
14 May 2025 $ 2 500 000 — % 2,51
29 Nis 2025 $ 1 900 000 — % 1,91
24 Nis 2025 $ 2 500 000 — % 2,51
17 Nis 2025 — € 1 799 000 % 2,04
Toplam $ 15 100 000 € 1 799 000 % 17,19
Not: 2024 yıllık satışlar: 3,880 milyar TL. 2025 itibarıyla yeni iş ilişkileri ciroya %17,2 katkı sağlayacak.
3. KAP: 24 Mart 2025 Geri Alım Programı
Hedef: 9 000 000 adet / 500 M TL
Gerçekleşen: 883 500 adet (%3,70 fiili dolaşıma göre)
Harcanan: 53,86 M TL (%0,77 ödenmiş sermayeye göre)
Ortalama Alış Fiyatı: 60,97 TL (+%10,72 Piyasa)
Program / Piyasa Değeri: %6,43
Tarih Adet Fiyat (TL)
15 Nis 2025 13 500 60,74
16 Nis 2025 20 000 60,21
… … …
2 May 2025 50 000 63,18
6 May 2025 50 000 61,02
Not: Geri alım programı fiyat bandını 58–63 TL aralığına taşıyarak hem destek hem likidite sağladı.
4. KAP: Fon Dağılımı Güncellemesi (22 May 2025)
Toplam Lot: 243 980 adet (9 fon) → Önceki: 221 790 (7 fon); +10,01%
Öne Çıkanlar:
RBH: + 15 788 lot → 90 975 lot
BDS: + 6 088 lot (yeni)
MHF: + 315 lot (yeni)
DTL, HGM, HKH, CKF, HRZ, IEV sabit
5. Geleceğe Projeksiyon & Strateji
Senaryo Tetik Hedefler Risk Yönetimi
Boğa 71,55 TL üstü 4H kapanış 77,55 → 90 → 116,7 TL Kar al taşımayı kademeli artır
Temel Destek Yeni iş + geri alım onayı F/K çarpanında %5 iyileşme Orta vadede taşı, FVAÖK marjı +
Ayı Uyarısı 64,15 TL altı 1D kapanış 60 TL – 57 TL destek Stop-loss: 62 TL
Özet:
Teknik: PO3+0,236 Fib kırılımı
Temel: $15,1 M yeni sözleşme + €1,8 M + aktif geri alım + fon alımları
Hedef: 90 TL ve ardından 116,7 TL
Stop-loss: 62 TL (korunmalı pozisyon)
⚠️ Yatırım tavsiyesi değildir. Eğitim ve analiz amaçlıdır.
DMRGD Hisse Analizi: Geri Alımlar ve Teknik GörünümMerhaba
Son dönemde piyasalarda geri alım programıyla bazı hisseler yatırımcıların radarına girmiş durumda. Bunlardan biri de DMRGD. Şirketin geri alım ortalamasının altında işlem gören hisse, düşen kanal içerisindeki hareketine devam ederken teknik göstergelerde toparlanma sinyalleri görülüyor. Peki, bu geri alımlar hissenin fiyatını nasıl etkiler? Teknik analiz ve geri alım programı verilerini bir araya getirerek bu önemli soruya cevap arıyoruz. 👇
📊 Geri Alım Programı
DMRGD, 21 Aralık 2023'te başlattığı geri alım programında, toplamda 8.375.828 adet hisseyi 13,44 TL ortalama fiyattan geri almış durumda. Bu, şirketin ödenmiş sermayesinin %4,52'sine, fiili dolaşımın ise %11,17'sine denk geliyor. Ayrılan fonun %80'ine yakını (112.5 milyon TL) harcanmış. Piyasa değerine oranla geri alım programının etkisi %6,58 seviyesinde. Geri alım fiyatının mevcut piyasa fiyatının üzerinde olması dikkat çekiyor.
💡 Yorum: Şirketin bu adımı, hisse fiyatındaki düşüşlere karşı güven mesajı verme ve hisse değerini destekleme amacını taşıyor olabilir. Ancak, geri alımların etkisinin sürdürülebilirliği için piyasa koşulları ve temel verilerle desteklenmesi önemli.
📈 Teknik Analiz
Grafikte, hisse fiyatının uzun süredir bir düşen kanal içerisinde hareket ettiği görülüyor. Kanalın alt bandından gelen tepkiyle birlikte, şu anda 11,49 TL seviyelerinde hareket ediyor. Dikkat edilmesi gereken seviyeler:
Destek: 10,90 TL (Stop seviyesi olarak belirlenmiş).
Direnç: 13,44 TL (geri alım ortalaması) ve düşen kanalın üst bandı.
🔍 Hareketli Ortalama: Hareketli ortalama (EMA) 11,84 TL seviyesinde ve direnç olarak çalışıyor. Fiyat, bu seviyeyi aşarsa, yukarı yönlü bir hareketin fitili ateşlenebilir.
📉 RSI: Göreceli Güç Endeksi (RSI), diplerden toparlanma sinyalleri veriyor ve 50 seviyesinin üzerine çıkmaya çalışıyor. Bu, momentumdaki olumlu değişimi işaret edebilir.
🎯 Genel Değerlendirme:
Hisse, geri alım ortalaması olan 13,44 TL'nin altında işlem görmeye devam ediyor. Kanalın alt bandından gelen toparlanmanın devam edebilmesi için 11,84 TL üzerindeki günlük kapanışlar kritik. Ancak, 10,90 TL altındaki hareketlerde stop-loss uygulanması önerilir.
🔗 Not: Bu analiz yatırım tavsiyesi değildir. Kendi risk anlayışınıza göre hareket etmeyi unutmayın! 😊
🎥 "Sizce bu geri alımlar hisseyi destekler mi? Yorumlarınızı bekliyorum!"
KAP Sonrası Ereğli 10.03.2023 - HaftalıkMerhaba,
"Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları ile İsdemir’den Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamalarda yatırım döneminde olmaları nedeniyle sağlıklı nakit akışının devam etmesi için nakit kâr payı dağıtılmamasına karar verildiği ifade edildi.
2022 yılı dağıtılmayan net kârların olağanüstü yedek olarak ayrılması, 31 Mart’ta yapılacak Genel Kurul toplantısında Genel Kurul’ın onayına sunulacak.
Ereğli ayrıca yeni hisse geri alım programını duyurarak “Şirketimizin Yönetim Kurulu kararıyla 14 Temmuz 2020 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında onaylanan Pay Geri Alım Programı’nın iptal edilerek şirketimizin kendi paylarını geri almasını teminen “Pay Geri Alım Programı”nın onaylanarak Yönetim Kurulu’na yetki verilmesi hususunun 1.01.2022-31.12.2022 hesap dönemi faaliyet sonuçlarının görüşüleceği 31 Mart tarihinde yapılacak Olağan Genel Kurul toplantısında Genel Kurul’un onayına sunulmasına karar verilmiştir” açıklamasını yaptı."
BTCUSDT ve FED KararlarıBugün sonuçlanacak olan ABD’deki FED toplantısından çıkacak olan kararlar beklenirken, genel piyasa görüşü olarak varlık alım programının hızlandırılması olasılığının ağırlıklı düşünce olması nedeni ile Bitcoin ve kripto paralar piyasası genel olarak bir satış baskısı görüyor. ABD merkez bankasının kasım ayında başlattığı bu varlık alım programının azaltılması süreci 15 milyar dolardan 30 milyar dolara çıkartılması halinde dolar endeksinin değer kazanması ile birlikte para piyasalarında genel bir geri çekilme yaşanma olasılığı fiyatlanıyor.
Bu hızlandırma kararının gelmesi ile 2022 ilk yarısında varlık alım programını bitirerek, ikinci yarısında faiz arttırımına gidileceğinin açıklanması ise düşüşleri daha da hızlandırabilir.
46.800 desteği üzerinde uzun süredir yatay hareketler sergileyen Bitcoin, bu desteğin kırılması halinde 41.900 ve 39.600 desteklerini test edebilir. Ancak piyasa içerisinde, FED toplantısından çıkacak kararların son iki haftadır fiyatlanmış olduğuna dair bir görüş de azımsanmayacak sayıda yatırımcı tarafından desteklenmekte. Bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde ise Bitcoin daha fazla düşüş trendini devam ettirmeden, yukarı yönlü bir ivme kazanabilir. Bu yukarı yönlü hareketin başlaması halinde ise karşılaşacağı ilk direnç seviyesi olarak 51.000 dolar seviyeleri test edilebilir. 51.000 dolar direncinin kırılımı halinde ise 55.180-58.150 bölgesindeki majör dirence kadar bit yükseliş trendi oluşturabilir.
Genel açıklama: Burada ele alınanlar “Yatırım Tavsiyesi Değildir”. Herhangi bir şeye yatırım yapmadan önce kendi araştırmanızı yapın.
Kripto paralar hakkında; merak ettikleriniz, öğrenmek istedikleriniz, soru-cevap, güncel analizler için Telegram kanalımızda bizi takip edin ve iletişimde kalın.
ETHUSDT TREND ANALİZİKAYNAK: coinmarketcap.com
ETH Fiyatı Canlı Veri
Ethereum bugünkü fiyatı ₺46.654,81 TRY, 24 saatlik işlem hacmi ₺143.865.968.581 TRY. ETH / TRY fiyatlarımızı gerçek zamanlı olarak güncelliyoruz. Ethereum son 24 saatte yüzde düştü. Anlık CoinMarketCap sıralaması #2, piyasa değeri ₺5.520.725.320.798 TRY. Dolaşımdaki arz 118.331.330 ETH coin ve azami seviye arzı. arz mevcut değil.
Ethereum ile şu anda işlem yapılan en büyük borsalar DODO BSC, Binance, Mandala Exchange, OKEx, ve . Listeleme yapan diğer borsaları bulabilirsiniz.
Ethereum Nedir?
Ethereum bir akıllı sözleşme platformu olarak, geliştiricilere kendi blockchain’i üzerinde merkeziyetsiz uygulama (DApp) geliştirme olanağı sunuyor. Ethereum platformunun kendi dijital para birimi Ether (ETH) adını taşıyor.
Ethereum, içinde Ethereum Enterprise Alliance gibi kurumsal Ethereum konsorsiyumlarının yer aldığı büyük ekosisteminin parçası olan Ethereum Vakfı tarafından kısmen destekleniyor.
Ethereum Nasıl Çalışır?
Vitalik Buterin, Ethereum için ilk konsepti 2013 yılında, Bitcoin (BTC) harici bir açık kaynak blockchain platformu geliştirme düşüncesiyle tasarladı ve böylelikle akıllı sözleşmelerin önünü açtı. Ethereum blockchain üzerindeki her akıllı sözleşme, kendi kendine işleyerek belirli koşullar yerine getirildiğinde otomatik işlem yapan bir bilgisayar programı gibi çalışıyor. Blockchain ise bu akıllı sözleşme kodlarının, herhangi bir aksama, sansür, sahtecilik veya harici müdahale olmaksızın, tam olarak programlandığı gibi çalışmalarını sağlıyor.
Ethereum ağı 30 Temmuz 2015 günü, önceden kazılmış 73 milyon Ether ile yayına girdi.
Ethereum Madenciliği Nasıl Yapılır?
Ethereum madenciliği şu anda tıpkı Bitcoin gibi iş ispatı (Proof-of-Work, PoW) protokolünü baz alıyor, gelecekte ise pay ispatı (proof-of-stake) yapıya geçilmesi planlanıyor. Ethereum madenciliğinde madenciler, sahip oldukları bilgi işlem gücünü matematiksel bir problemi çözmek (ilgili blokun kendine özgü başlık meta verisinin hash değerini bulmak) için kullanıyor. Problemi ilk çözen (hash değerini ilk bulan) madenci, bu blokun çıkarıldığını tüm Ethereum ağına duyuruyor ve bu sayede diğer düğümler, bloku doğrulayıp blockchain’e ekleyebiliyor.
Ethereum blockchain’i, Ocak 2020’de PoW sistemini terk ederek daha az enerji gerektiren pay ispatı (PoS) sistemine geçiş yapmayı planlıyordu. Ancak bu tarihte hazırlıklar tamamlanamadı. PoS’ye geçiş ve Ethereum 2.0’ın çıkışının 2020’nin ilerleyen döneminde gerçekleşmesi bekleniyor.
Ethereum madenciliği, Ethash algoritmasını baz alıyor. Ethereum ağı ilk yayınlandığında, ETH madencileri her bir blok başına 5 ETH blok ödülü alıyordu. Byzantine hard fork’unun gerçekleştiği 2017 sonunda ise, Ethereum blockchain ağı blok ödüllerini 5 ETH’den 3 ETH’ye düşürdü. 2019’un başında blok ödülü bu kez 2 ETH’ye düşürüldü ve bu olaya “the thirdening” adı verildi.
Bitcoin’in aksine, Ethash iş ispatı protokolü nedeniyle ASIC kullanarak madencilik yapmak kârlı olmuyor. Her bir Ethereum bloku, ortalama 12 saniyede kazılıyor. Zorluk düzeyi ise Ethereum çıkarmak için kullanılan toplam bilgisayar gücüne (diğer adıyla ağın hash oranına) göre ölçeklendiriliyor.
Ethereum’da yapılan işlemlere “gas” adı veriliyor ve tüm ağın faaliyetleri bu birimle işliyor. Diğer bir deyişle, blockchain üzerinde değişiklik yapabilmek için gas (Ether) harcamanız gerekiyor. Ethereum da bir Turing complete iç koduna sahip bulunuyor.
Ethereum Nerede Kullanılır?
Ethereum platformu, geliştiriciler tarafından yeni tip merkeziyetsiz uygulamalar (DApp) geliştirmek için kullanılıyor. Bu uygulamalar, yeni dijital varlıklar ve sansürlenmesi imkansız web uygulamaları meydana getirmekten, merkeziyetsiz otonom kuruluşlar inşa etmeye kadar gidiyor. Dünya üzerindeki herkes, Ethereum ağına ücretsiz biçimde bağlanabiliyor.
Ethereum blockchain ağının kendi birimi Ether, aynı zamanda bir tür dijital para olarak kullanılıyor ve dünyanın herhangi bir yerindeki bir başkasına anında gönderilebiliyor. Ether, bir ödeme yöntemi olarak da, değer saklama aracı olarak da kullanılabiliyor.
Ethereum Nasıl Satın Alınır?
Ethereum blockchain’inde madencilik yapmıyorsanız (ki bu profesyonel bir madenci değilseniz oldukça pahalıya patlayacaktır), bir kripto para borsasından Ethereum satın alabilirsiniz. Bu kripto para birimindeki en güncel borsalar ve işlem çiftleri listesi için piyasa çiftleri sayfamızı ziyaret edin. Bir kripto para borsasını seçmeden önce, kendi araştırmanızı titizlikle yapmayı ihmal etmeyin. Sahip olduğunuz Ether’i soğuk veya sıcak bir cüzdanda saklayabilirsiniz.
Enine Boyuna Ethereum 2.0
Serenity adıyla da bilinen Ethereum 2.0, uzun zamandır beklenen Ethereum blockchain yükseltmesidir.
Bu hiç de hafife alınacak bir olay değil. Bahsi geçen ağın toplam piyasa değerine göre dünyanın en büyük ikinci kripto parasına ev sahipliği yaptığı düşünülecek olursa, bu geçişin sorunsuz gerçekleşmesi gerekiyor. Milyarlarca dolardan bahsediyoruz.
Ethereum ağının yeni versiyonunun artılarını ve eksilerini, yol haritasının nasıl göründüğünü ve merkeziyetsiz uygulamalar için bu geçişin ne anlam taşıdığını öğrenmek için SSS sayfamıza göz atabilirsiniz.
Ethereum 2.0 Nedir?
Basitçe belirtmek gerekirse, iş ispatı mutabakat mekanizmasından (ki bu Bitcoin için de kullanılıyor), pay ispatı sistemine geçişin sonucu Ethereum 2.0 olacak. Ethereum, beş yıl boyunca denenmiş ve kullanılmış bir protokolü geride bırakacak.
Bunun sonucunda yeni bir kripto para meydana gelmeyecek, sahip olduğunuz ETH aynı kalacak. Değişikliklerin büyük çoğunluğu, sizin büyük ihtimalle farkına bile varmayacağınız arka plandaki teknik iyileştirmeler olacak.
ETH 2.0 blockchain ağı için çalışmalar 2015 yılından bu yana sürüyor, yani tüm değişim bir gecede olup bitmeyecek. Buradaki ana hedeflerden biri, kapasiteyi artırarak işlemlerin daha hızlı gerçekleşmesini sağlamak. Açık kaynak DApp projeleri ve elbette merkeziyetsiz finans sektöründe yaşanan patlama, bu blockchain ağının üzerindeki yükü oldukça artırdı.
Örneğin 2017'nin yoğun günlerinde, Ether ve Bitcoin tüm zamanlar rekoru kırmaya doğru giderken CryptoKitties'in piyasaya çıkışını hatırlayalım. Bu koleksiyon kedilere talep bir anda öyle bir seviyeye çıktı ki, onlarca transfer işlemi onay kuyruğunda sıkışıp kaldı.
Gelecekteki ihtiyaçları karşılayacak derecede ölçeklenebilir olmasını sağlamak, ana ağın (mainnet) hayatta kalabilmesi için kritik önem taşıyor. Bu sağlanamazsa, kripto yatırımcılarının ilgisi başka ağlara kayabilir.
Ethereum 2.0 ile Ethereum 1.0 Arasında Ne Fark Var?
Blockchain teknoloji şirketi ConsenSys, ETH 2.0 ile kendinden önce gelen ETH 1.0 arasındaki farkı gayet güzel tanımlıyor:
Ethereum 1.0'ı iki şeritli, gidiş dönüş, işlek bir yol olarak düşünün. Bu senaryoda arabalar, yoğun saatlerde akmayan bir trafikte gitmek zorunda kalacaklardır.
Ethereum 2.0 ile birlikte sharding yani bölümleme (detaylar bir sonraki sorumuzda) özelliği geliyor, bu sayede blockchain onlarca şeritli bir otobana dönüşüyor. Tüm bunlar, aynı anda yapılabilen işlem sayısını artırmayı amaçlıyor.
PoW'dan PoS'e geçişin büyük fayda sağlayacağı konulardan biri de enerji verimliliği. İş ispatı sistemi, dudak uçuklatıcı bir enerjiye ihtiyaç duyuyor. Öyle ki Bitcoin blockchain'indeki tek bir işlemin karbon ayak izi, 667.551 VISA işlemine denk geliyor. Ethereum 1.0 üzerindeki tek bir ödeme, standart bir ABD hanesinde bir günde tüketilen enerjiden fazlasını kullanıyor.
Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü (IEEE) tarafından yapılan hesaplamalar, ETH 2.0 geçişiyle birlikte enerji tüketiminin %99 oranında azalacağını iddia ediyor. Diğer bir deyişle, blockchain finansal özgürlüğü sağlama yolculuğunda çevresel bir felakete dönüşmeyecek.
Bölünmüş Zincirler Nedir? (Shard Chains)
Sharding veya bölümleme, Ethereum 2.0'ın ölçeklenebilir olmasını sağlayan teknolojidir. Bu yöntemde, blockchain ana ağı, birlikte çalışabilen çok sayıda minik bölünmüş zincirlere ayrılıyor. İşlemler arka arkaya değil, eş zamanlı olarak gerçekleşebiliyor ve bu sayede bilgi işlem gücü çok daha akıllıca kullanılmış oluyor.
ConsenSys ekibinin belirttiği üzere: "Her bir bölünmüş zincir yola yeni bir şerit gibi ekleniyor ve böylelikle Ethereum tek şeritli bir yoldan, çok şeritli bir otobana dönüşüyor. Daha fazla şerit ve paralel işlemler sayesinde aynı anda çok fazla işlem elde ediliyor."
Bu noktada şunu düşünebilirsiniz: "Bu dahice! Neden en baştan bunu yapmadılar ki?" Kabaca yanıt vermek gerekirse, hayat o kadar basit değil.
Sharding ile ilgili en önemli meselelerden biri de, yanlış uygulanması durumunda oluşturduğu güvenlik zafiyetidir. Bu küçük bölünmüş zincirlerin her birini güvende tutmak için daha az sayıda doğrulayıcı görev yapacağı için, kötü niyetli eylemler karşısında azınlıkta kalma riskleri bulunuyor. Konu yine dönüp dolaşıp kriptografi dünyasının yıllardır içinden çıkamadığı üçlü çelişkiye dönüyor: Ölçeklenebilirlik, merkeziyetsizlik ve güvenlik; bu üçünden sadece ikisini seçebilirsiniz.
Staking Nasıl Çalışıyor?
Ethereum 2.0 blockchain ile gelecek önemli değişikliklerden biri de, staking (pay alma) sistemine geçiş olacak. Bu geçişle birlikte, yeni blokların doğrulanma yöntemi tümüyle değişiyor.
Casper adıyla da bilinen PoS sisteminde, doğrulayıcıların iddialarını icraatla desteklemesi gerekiyor. Blockchain'e yeni blok ekleyip ödül almak isteyen doğrulayıcıların öncelikle kilitlenmek üzere 32 ETH bırakmaları gerekiyor. Bunu bir sigorta poliçesine benzetmek de mümkün: Nasıl ki bir kiraladığınız bir mülkü perişan halde bıraktığınızda depozitonuzdan oluyorsanız, doğrulayıcılar da blockchain ağının menfaatine olmayan işlemler yapmaları durumunda ETH'lerini kaybetme riskini almış oluyor.
Tahmin edeceğiniz üzere bu sistem, Ethereum'un şu anki çalışma düzeninden çok farklı. Yeni bloklar en yüksek bilgisayar gücüne sahip olanlarca çıkarılıyor ve bu teknolojiye son kullanıcının erişmesi pek mümkün değil. Pay ispatı mutabakatında ise bloklar genelde kimin en çok kilitli kripto parası olduğuna göre orantısal bir yolla dağıtılıyor. Örneğin, toplam kilitli paranın yüzde 5'ini sisteme bırakmış biri, yeni blokların da yüzde 5'ini doğruluyor ve ödüllerini alıyor. Ethereum 2.0'da doğrulayıcılar rastgele seçiliyor.
Şimdi biraz da para konuşalım. Ödüller ne kadar büyük olacak? Bu sorunun cevabı ne kadar doğrulayıcının sistemde olacağına göre değişecek ve ödül miktarı zamanla azalacak. Ethereum yol haritasına göre 32 ETH'nin üstüne en yüksek kazanım yüzde 18,1 iken, en düşük getiri ise yüzde 1,56 olabilir.
Burada 1 ETH fiyatı için 300 doları örnek alırsak, doğrulayıcı olmak için yapılması gereken toplam yatırım 9.600 dolar oluyor. Bu oldukça yüklü bir miktar. Tam olarak bu sebeple, kripto para kullanıcılarının Ether'lerini bir araya getirip, kârı paylaşabilecekleri staking havuzları meydana çıktı.
Pay İspatı, Ethereum Madenciliğinin Sonu mu Olacak?
Uzun lafın kısası, evet. ETH 2.0 tam olarak yayına girdiğinde, şu anki Ethereum madencilik havuzları sinek avlamaya başlayacak ve başka işler kovalayacak. İhtimaller arasında altcoin'lere yönelmek ve pay sahibi olarak yeni bir kariyere başlamak yer alıyor.
Bununla birlikte, madencilik ekipmanlarını tavan arasına kaldırmak için henüz erken. Çünkü bir yandan testnet kendi aşamalarını tamamlarken, iş ispatı sistemi uzunca bir süre daha hayatımızda olacak.
Madencilik topluluğunun büyük ölçüde bu değişime karşı koyacağına ve hatta bazılarının kendi kazançlarını korumak adına PoS mutabakatına geçişi durdurmaya çalışacağına yönelik bazı korkular mevcuttu. Gerçeğe dönüşmesi pek olası değil ancak bir hard fork (bir kripto parayı iki farklı birime ayıran köklü bir değişim süreci) riski bulunuyor.
Bunun bir örneği geçmişte yaşandı. 2016 yılında, MakerDAO hack saldırısı sonrası orijinal Ethereum ağı bir hard fork geçirdi. Hacker'ın parayı tuttuğu orijinal blockchain'in adı Ethereum Classic olarak değiştirildi (ve iş ispatı olarak çalışmaya devam edecek). Paranın geri getirildiği yeni platform ise Ethereum olarak devam etti.
Ethereum PoS Artıları ve Eksileri Neler?
Daha önce bahsettiğimiz gibi, yüksek enerji verimliliği pay ispatının en büyük avantajlarından biri. Ancak bu sadece başlangıç. Diğer bazı faydalar ise şöyle:
Daha düşük ilk yatırım. İş ispatı ile çalışan blockchain'de doğrulayıcı olabilmek için yüksek teknoloji madencilik ekipmanına ihtiyacınız olur, bu da çoğu kişiyi vazgeçirecek kadar yüksek maliyetlidir. Ethereum'un açık hedefi, PoS mutabakatıyla birlikte "standart bir tüketici bilgisayarında da bölünmüş zincirlerin işlenip doğrulanmasını" mümkün kılabilmek.
Daha adil bir oyun alanı. Madencilik donanımının pahalı olması ve PoW mutabakat mekanizması için ihtiyaç duyulan yüksek elektrik tüketimi nedeniyle bu sistemde yeni bloklar oluşturmak genelde tüm bunları karşılayacak parası olan küçük bir madenci grubuna kalıyor.
Ağ saldırıları daha yüksek maliyetli. Doğrulayıcılar için blockchain'in güvenli ve korumalı olmasını sağlamak finansal çıkarlara dayanıyor. Kötü niyetli birinin Ether ağına saldırabilmesi için, saldırı sonrası kaybedeceği teminat depozitosunu sisteme stake etmesi, yani kilitlemesi gerekiyor.
Tüm bunların yanı sıra, pay ispatı mutabakatının da dezavantajları yok değil. Bazıları:
Büyük pay sahipleri günün sonunda gereğinden fazla nüfuza sahip olabilir. Madenciliği ortadan kaldırmak, karar gücündeki dengesizlikten kurtulmak anlamına gelmiyor. Cebi dolu birileri örneğin 32.000 ETH stake ederek diğer herkesten 1.000 kat fazla blok doğrulayabilir.
Bu ölçekte daha önce hiç denenmedi. Ethereum, bugüne kadar iş ispatına geçiş yapan en büyük kripto para olacak. Yaşanabilecek aksaklıklar ve beklenmedik zafiyetler, projenin tamamı için felaket anlamına gelebilir.
ETH 2.0 için Ana Aşamalar Neler?
Tahmin edileceği üzere Ethereum Vakfı, yaklaşan güncelleme sürecine emin adımlarla ilerlemek istiyor. Bu nedenle ETH 2.0 sürümüne geçiş süreci, evde tadilat yapılırken bir yandan aynı evde yaşamaya devam etmeye benzeyecek.
Özetle açıklamak gerekirse Phase 0, Phase 1 ve Phase 2 olmak üzere üç aşama uygulanacak. Mevcut Ethereum 1.0 blockchain ise her aşamada çalışmaya devam edecek.
Bahsi geçen aşamalarda şunlar uygulanacak:
Phase 0 sürecinde, doğrulayıcıların yönetilmesi ve PoS mutabakat mekanizmasının oluşturulmasına ek olarak, ceza ve ödüllerin dağıtılmasını idare edecek Beacon Chain ismi verilen sistem hayata geçecek. Bu sürecin, Ocak 2020'de gerçekleşmesi planlanmıştı.
Phase 1 sürecinde ise parçalama özelliği eklenerek Ethereum ağı 64 farklı zincire ayrılacak. Mantık gereği, bu aşamanın ardından kapasitenin 64 katına çıkacağı düşünülebilir. Ancak ETH 2.0, selefine göre saniyede yüzlerce kat daha fazla işlem yapabilecek kapasiteye ulaşacak. Yol haritasında bu aşama için 2021 yılına işaret ediliyor.
Phase 2 sürecinde akıllı sözleşmeler çalışmaya başlayacak. ETH transferleri ve para çekme işlemleri işaretlenecek. Akabinde Ethereum 1.0 blockchain ağı tamamen durdurulacak. Bu aşamanın 2022'ye kadar hayata geçmesi planlanıyor. Gelgelelim böylesi büyük projenin tam planlandığı tarihte kullanıma açıldığını kaç kez gördük ki?
Jeffrey Hancock tarafından kaleme alınan Medium.com makalesinde şöyle açıklanıyor: "Maalesef ikinci aşamayla birlikte gerçekleştirilecek işlemler tamamen tahmin üzerine kurulu ve bunlar hakkında güvenilir bilgi bulunmuyor."
Bu projede, Ethereum Vakfı tarafından koordine edilen yüzlerce geliştirici yer alıyor. Karmaşık kodlar barındıran tüm teknik veriler, proje için oluşturulmuş Github sayfasına kaydediliyor.
Ethereum 2.0 Neden Ertelendi?
"Ocak 2020! Ethereum 2.0 şimdiye kadar kullanıma açılmış olmalıydı! Bunu nasıl kaçırdım ki?!" diye düşünüyor olabilirsiniz.
Endişelenmeyin, haberleri kaçırmadınız… İşin gerçeği şu ki, yeni blockchain güncellemesi planlanan programın oldukça gerisinde kalmış durumda.
ETH 2.0 için ilk telaffuz edilen tarih geçildikten sonra temmuz ayında, yani blockchain ağının beşinci yıl dönümünde başlatılacağı umulmuştu. Eğlenceler düzenlenecek, yaşanan tüm tatsız gecikmeler unutulacaktı. Ne yazık ki, bu da olmadı.
Sorun şu ki, herkese açık olan testnet ve hata ayıklama programının birkaç ay boyunca çalışmasının ardından Beacon Chain başlatılabilecek. Ethereum Vakfı üyesi olan Justin Drake, bu sürecin 2020'nin üçüncü çeyreğinde başarılabileceği konusunda şüphe duyduğunu manidar sözlerle dile getirmişti. Phase 0 sürecinin ancak Ocak 2021'de gerçekleştirilebileceği hesaplandı ve bu da programın tam bir yıl gerisinde.
Ethereum'un kurucularından Vitalik Buterin, Drake'in temmuz ortasında yaptığı açıklamanın ardından ekosistemde oluşan karamsarlığı hafifletmek için büyük çaba sarf etti. Altona testnet'inin temmuz ayında başlatıldığına dikkat çekti ve Phase 0 aşamasının kasım ayında işleme alınacağını öne sürdü. Reddit platformu üzerinden Drake'e yanıt veren Buterin, "Şahsen buna katılmıyorum ve hazır olup olmamasına bakılmaksızın öncesinde '0' aşamasının başlatılmasını tercih ederim" dedi.
Bu cesur, aceleci ve riskli bir açıklamaydı. Zira tamamen hazır olmadan ağın başlatılması, ETH blockchain altyapısına güvenen pek çok hizmetin aksamasına neden olacağı gibi, güvenlik açıkları ortaya çıkarabilir ve fiyatları aşağı çekebilirdi.
Ağustos ortasında Buterin, geri adım atıyor gibiydi. Öyle ki projenin yeniden gözden geçirileceğine dair imalarda bulundu. Bir podcast programında verdiği röportajında şunları söyledi: "Teknik açıdan Ethereum 2.0'ı uygulamaya almanın beklediğimizden çok daha zor olduğunu kabul ediyorum. Bunu imkansız hale getirecek temel bir kusurun tespit edileceğini kesinlikle düşünmüyorum. Elbet geliştirme süreci tamamlanacak. Artık tamamlanması an meselesi ve aslına bakarsanız son zamanlarda oldukça hızlı ilerliyoruz."
ETH 1.0 Blockchain Ağına Ne Olacak?
Ethereum 2.0 tamamlanıp kullanıma açıldığında , birkaç yıl boyunca Ethereum 1.0 ile birlikte çalışacak.
ConsenSys, ETH 2.0'ın geliştirilmesi tamamlandığında ve her yönüyle işlevsel hale geldiğinde yaşanacakları şöyle açıklıyor: "Şu anki plan, Ethereum 1.0 zincirinin, Phase 1 başladığında Ethereum 2.0 üzerindeki ilk parça olarak çalışması yönünde."
Aslında geçiş sürecinin nasıl çalışacağını açıklayan oldukça şık benzetmeler var.
ConsenSys çalışanlarından Jimmy Ragosa, Ethereum 1.0'ı otobüse, Ethereum 2.0'ı ise trene benzeterek geçiş sürecini basit bir dille anlatmıştı.
Ragosa, otobüs yolda ilerlerken bir yandan da trenin inşa edildiği bir örnekleme yapıyor. Otobüs yolcuları, Beacon Chain kullanıma açıldıktan sonra dilerlerse seyahatlerine trenle devam edebilecekler. "Sonunda tüm otobüs yolcuları trene geçiş yapmış olacak" şeklinde açıklamasını tamamlamıştı.
Sahip Olduğum ETH'ler Ne Olacak?
Şu an cüzdanınızda Ether bulunuyorsa, yeni blockchain hayata geçtiğinde ETH'lerin değersiz hale geleceği konusunda endişe ediyor olabilirsiniz.
Burada özellikle şuna dikkat etmek gerek: ETH 2.0 kullanıma açıldığında öncekinden farklı kripto para birimi oluşmayacak. Değişen sadece altyapıyı meydana getiren blockchain teknolojisi olacak. Satın alınması gereken yeni coin üretilmeyeceği gibi, bir dijital varlıktan diğerine geçiş yapılması da gerekmeyecek.
Öte yandan hatırı sayılır miktarda ETH birikiminiz varsa, kripto paralarınızı stake etme yoluyla verimli biçimde kullanmayı isteyebilirsiniz. Yine de uyarmamız gerek, çünkü bunu hemen yapmak istemeyebilirsiniz. Beacon Chain aşamasına katılan onaylayıcılar, iki veya üç yıl sonra gerçekleşebilecek güncellemenin ikinci aşamasına kadar stake ettikleri Ether'leri çekemeyecekler.
Güncelleme tamamlandıktan sonra ETH 2.0 ağına ait token'ların satın alınması gibi bir durum da söz konusu değil. Yani halihazırda kullanılan Ethereum cüzdanında, yine bilinen ve sevilen eski Ether'ler bulunacak.
ETH 2.0 Güncellemesi DeFi Ekosistemini Nasıl Etkiler?
Ethereum 2.0, merkeziyetsiz finans sektörünü hem hız hem de işlem ücretleri açısından çok daha kullanışlı hale getirebilir.
Şu anda ETH 1.0 ağında saniyede gerçekleştirilen işlem sayısı (TPS) 25 civarında. Bu sayı, tüm blockchain ağı bir yana dursun, sadece bir DeFi protokolü için bile yeterli seviyede değil.
Vitalik Buterin yaptığı bir açıklamada, her aşama düzgün biçimde işleme alındığında ETH 2.0 ağ kapasitesinin 100.000 TPS civarına çıkabileceğini öne sürmüştü.
Ancak Multicoin Capital'in kurucusu Kyle Samani, merkeziyetsiz finans daha da popüler hale gelmesi durumunda bu sayının bile yeterli olmayacağına inanıyor.
Kendisi, mayıs ayındaki bir Twitter yazışması sırasında, ortaya çıkan zorluklarla ilgili şu uyarılarda bulunmuştu: "Küresel finans sistemini 25 TPS ile nasıl çalıştırabileceğinizi bana açıklar mısınız? Veya 2.500 TPS ile? Ya da 25.000? Kripto paranın küresel ölçekte çalışması için en az 1.000.000 TPS'ye ihtiyacınız olduğuna eminim."
Saniyede bir milyon işlem! Tüm bu veriler ışığında, yeni blockchain ağı ETH 2.0 hayata geçse bile, kullanıcıların taleplerine eksiksiz biçimde ayak uydurabilmesi için platformun bir dizi iyileştirmeye daha ihtiyaç duyacağı düşünülebilir.
Yeni Blockchain Teknolojisi Ethereum DApp Hizmetlerini Etkileyecek mi?
ETH 2.0 hakkında endişe duyulan bir diğer konu, bu güncellemenin mevcut merkeziyetsiz uygulamalar (DApp) üzerindeki etkisi. Apple'ın uyguladığı, eski cihazlar için tasarlanmış yazılımların yeni iPhone'larda desteklememesi gibi bir senaryo ile mi karşılaşacağız?
Neyse ki, halihazırdaki DApp'lerin yeni blockchain ağı ile uyumlu olmaması gibi bir risk yok. Ancak ağ kullanıma açıldığında ölçeklenebilirlik sorunlarının yeniden baş göstermesiyle işlemlerin yavaşlaması ve kesintilerin yaşanması ihtimal dahilinde.
Ethereum 2.0 güncellemesi hiçbir sorun yaşanmadan kullanıma açılırsa, daha önce yüksek işlem ücretleri ve geciken onay süreçlerinden kaçan geliştiriciler alternatif platformlardan geri dönebilir. Haliyle blockchain üzerinde yeni bir inovasyon dalgası tetiklenebilir.
Dapp.com'un 2020 ikinci çeyrek piyasa raporuna göre, şu anda 1.394 adet aktif merkeziyetsiz uygulama bulunuyor. Bunların 575'i, yani kabaca yüzde 41'i Ethereum üzerinde çalışıyor. 2017 yılındaki en zorlu zamanlarda bile bu blockchain, kendi uygulamalarını hayata geçirmek isteyen geliştiriciler için az bulunan seçenekten biriydi. Şimdi ise seçim yapmayı zorlaştıracak alternatiflerin sayısı arttı.
Zaman geçtikçe, Ethereum'un yıllar içinde kaybettiği pazar payının bir kısmını geri aldığını görmeye başlayabiliriz. Dapp raporuna göre Ethereum, aktif merkeziyetsiz uygulama kullanıcılarının sayısını ikinci çeyrekte ikiye katlayarak tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 1,25 milyona ulaştı. Bu veri, büyük ölçüde DeFi uygulamalarına yönelik artan talep sayesinde oluştu.
Vitalik Buterin, Ethereum 2.0 Hakkında Ne Düşünüyor?
Anladığımız kadarıyla Buterin, yeni blockchain ağını kullanıma açmaya son derece kararlı ve ETH 2.0 meyve vermeye başladıktan sonra da dallanıp budaklanmaya devam edecek. Mart 2020'de Vitalik Buterin, "önümüzdeki 5 ila 10 yıllık süreçte, ETH 2.0 ve devamındaki sürümlerin neye benzeyebileceğine" dair ayrıntılı bir yol haritası paylaştı.
Ethereum 2.0 tasarımının, 2009 yılında geliştirilen ilk kripto para birimi Bitcoin'den daha kalitesiz olduğuna dair iddialara karşı savunma yapmaktan da geri durmadı. Buterin, bölümleme işlemine ek olarak sıfır bilgi ispatı diye bilinen yeni teknolojilerin kullanılmasıyla birlikte, blockchain ağının BTC'ye kıyasla çok daha ucuz hale geleceği konusunda ısrar ediyor.
Geliştirici ayrıca, ağın tamamen kullanılabilir hale geldikten sonra, PoS mutabakat sisteminin doğrulama süreçlerini daha verimli hale getireceğine ve blok oluşturma sürelerinin 12 saniyeye ineceğine vurgu yapıyor.
Tüm bu yeniliklere rağmen en büyük beklenti, Ethereum geliştiricilerinin ellerini kollarını bağlayan o yegane sorunun çözülmesi yönünde. Buterin, "ETH 2.0 güncellemesi tamamen ölçeklendirme ile ilgili" diye yazarak buna cevap vermiş oldu.
ETH 2.0'ın Zayıf Yanları Neler?
Buterin, Proof of Stake protokolüne geçişin en büyük dezavantajını açıklarken, "kesinlikle teknik olarak daha karmaşık, çünkü doğrulayıcıları işin içine katmak gerekiyor" itirafında bulundu.
Bu durum daha büyük bir soruna, ana akım tarafından benimsenme ve herkese ulaşma konusundaki en önemli engele işaret ediyor: Blockchain ve kripto para birimleri son derece karmaşık olgular. Bazen, bilgisayar bilimlerinde doktorası olan birinin bile kripto girişiminin teknik makalesini doğru biçimde anlayabilmek için üzerinde kafa yorması, zaman ayırması gerekiyor.
Platformun teknik kabiliyetlerini artırmak, kripto para ekosistemine ilk adımlarını atacak bireysel kullanıcıların yabancılaşmasına, hatta korkmasına neden olabilir.
Blockchain ekosistemi üzerinde çılgınlık derecesinde talep oluşturan merkeziyetsiz finans (DeFi) sektörü de basitlik ve kolay kullanılabilirlik konularında sınıfta kalıyor. Hele ki daha önce dijital varlıklarla hiç işlem yapmamış kişiler için…
Buterin bile, ağustos ortasında attığı tweet'te buna değinmişti: "Hatırlatma: Ethereum ağında yer almak için 'en yeni popüler DeFi çözümlerine' dahil olmanıza gerek YOK. İşin aslı, sektörde neler olup bittiğini "gerçekten" anlayana kadar bir adım geride durmak veya sembolik meblağlarla ekosisteme katılmak en iyisi. Daha pek çok ETH dapp seçeneği var, onları şans verin!"
Daha önce de bahsettiğimiz gibi, Ethereum 2.0'ın en büyük dezavantajlarından biri, PoS'yi bu kadar büyük ölçekte kullanmayı planlayan başka blockchain platformu olmadığı için, tam anlamıyla bilinmeyene yolculuk ediliyor olması. Şimdiye kadar çizilen genel çerçeve ve kod iskeleti (mart ayında tespit edilen birkaç güvenlik açığına rağmen) yüksek ölçüde iyimserlik sunsa da, olası aksaklıkların mainnet üzerine sıçraması Ethereum için büyük bir tanıtım felaketine dönüşebilir.
Yeni Blockchain Ether Fiyatını Artıracak mı?
Birçok trader'ın aklındaki soru, ETH 2.0 sürümü tamamen kullanıma açıldığında Ether'in değeri üzerinde ne gibi etkisi olacağı yönünde.
Elbette kripto para piyasaları söz konusu olduğunda, fiyatlar hakkında tahmin yürütmek imkansıza yakın, çünkü işler birkaç saat içinde baştan aşağı değişebiliyor. (Mart 2020'de ETH fiyatının dibi boyladığı ve DeFi protokollerindeki pozisyonların aniden nakde dönüştüğü esnada kripto para çöküşlerinin yaşandığı sürece bakmak yeterli.)
Ethereum'un beş yaşına girdiği gün yayımlanan bir CoinDesk raporunda, güncelleme işlemi esnasında her şeyin yolunda gitmesi durumunda ETH fiyatının nasıl tepki verebileceği ele alındı.
Yazarlar şunları aktardı: "Ethereum 2.0'ın ilk iki aşaması başarılı şekilde gerçekleşir ve güncellemesi tamamlanırsa, yatırımcıların gözündeki değeri büyük ölçüde artabilir. Ethereum 2.0 sürümünün kullanım açılması, daha verimli çalışan alternatif işlem doğrulama sisteminin çok net bir ispatı olacaktır."
Kulağa hoş geliyor. Diğer taraftan rapor, trader ve yatırımcıların bu iddialı projenin 0 ve 1 numaralı aşamalarını çok yakından takip etmeleri gerektiği konusunda da uyarıyor. PoS blockchain ağı çalışmaya başladığında beklenen verimi göstermezse, ETH değerinin azalmaya başlayabileceğine dair tahminler söz konusu.
Blockchain güncellemesinin teknik yapısına ek olarak, DeFi protokollerinin geleceğin teknolojisi mi, yoksa günbegün şişip önünde sonunda patlayacak bir balon mu olduğu hususu da kritik öneme sahip.
Kripto para sektörünün popülerliği ne zaman artsa, projelerin en çok tercih ettiği isim Ethereum oluyordu. Söz gelimi 2017'de ICO projeleri popülerlik yakaladığında ortaya çıkan birçok yeni girişim, projeleri için bu blockchain ağını tercih ediyor, ERC-20token'ları geliştiriyordu. (Bu konu hakkındaki gelişmeleri takip etmiş olanlar, pek çok şirketin kâr elde etmek şöyle dursun, faaliyete bile geçemediğini hatırlayacaktır.)
Sonuç olarak Ethereum ağının geleceği, büyük ölçüde önümüzdeki birkaç yıl içinde yaşanacaklara bağlı. Kripto topluluğundan gelen bazı yorumlar arasında, Phase 0 sürecindeki gecikmeler nedeniyle blockchain ağına olan güveninin azaldığı yer alıyordu. DeFi sektöründen gittikçe artan miktarda gelen talep blockchain ağ sınırlarını zorladığı için, Ethereum Vakfı'nın telaşlanmaya başlaması hiç de şaşırtıcı değil.
ERC-20 Token Nedir?
Fabian Vogelsteller tarafından 2015 yılında oluşturulan ERC-20 token, Ethereum blockchain ağı üzerindeki tüm akıllı sözleşmelerde kullanılan teknik bir standart.
Ethereum, Bitcoin'in ardından ikinci en yüksek piyasa değerine sahip kripto para olsa da farklı bir amaçla kullanılıyor. Ethereum blockchain aslında satın alınabilen, satılabilen veya takas edilebilen token kullanımı esasına dayanıyor.
Ethereum ağındaki token'lar pek çok farklı dijital varlığı temsil ediyor. Bunlar arasında makbuzlar, ödenecek borçlar (IOU) ve hatta gerçek dünyadan somut objeler dahi bulunuyor. Esasen Ethereum token'ları, Ethereum blockchain ağı üzerinde çalışan akıllı sözleşmelerden ibaretler.
ERC-20 standardı, Ethereum ağındaki diğer token'lara fayda sağlayacak altı farklı işlevin gerçekleşmesini sağlıyor. Bu işlevler arasında, token'ların nasıl transfer edildiği ve kullanıcıların bu token'lara ait verilere ne şekilde eriştikleri de bulunuyor. Nihayetinde tüm token'lar, herhangi bir işlemi gerçekleştirmek amacıyla Ethereum ağı üzerinde çalışabiliyor.
ERC-20 terimi, "Ethereum request for comment (Ethereum yorum talebi)" anlamına geliyor. Benzersiz token olarak bilinen "Non-fungible token (NFT)" gibi hizmetler için geliştirilen ERC-721 ve kurumların blockchain üzerinde kayıtlarını tutmak için kullandıkları ERC-884 gibi (Bunlar özellikle Delaware'de tercih edilir, ancak bu başka bir yazının konusu) farklı Ethereum standartlarının da temelini oluşturuyor.
ERC-20 Token Nasıl Çalışır?
ERC-20 token, belli bir değeri olan ve ağ üzerinden gönderilip alınarak çalışan blockchain tabanlı dijital varlık olarak tanımlanabilir.
ERC-20 token ile Bitcoin arasındaki en belirgin fark, ERC-20 token'lar kendilerine ait blockchain yapılarında çalışmak yerine Ethereum ağı üzerinde yayımlanır ve kullanılırlar.
ERC-20 token'larını Bitcoin'den ayıran bir diğer fark da, token kodlarının Ethereum blockchain üzerinde depolanmak zorunda olması konusunda karşımıza çıkıyor.
Ethereum blockchain; token'lara ait işlemlerin yürütülmesi ve token sahiplerinin bakiyesinin takip edilmesinden sorumlu. Bu prosedür, diğer dijital paralarda zorunlu değil.
ERC-20 token'lar, Ethereum Gas kullanılarak gönderilir. Gas, bir işlemi başarıyla gerçekleştirmek veya Ethereum blockchain platformunda yer alan akıllı sözleşmeyi yürürlüğe koymak için gereken ücret anlamına geliyor.
Ether (ETH) para birimi ise Ethereum ağındaki işlemleri beslemek için kullanılıyor. Ether, madencilik maliyetlerinin karşılanmasına yardımcı oluyor. Zira ETH olmasaydı, ağ üzerinden diğer token'ların gönderimleri yapılamazdı.
ETH esasen bir ERC-token değil. Bunun yerine ETH para birimi için, ERC-20 standardıyla uyumlu "Wrapped Ethereum (WETH)" adı verilen bir sürümü bulunuyor. Bu da demek oluyor ki bazı merkeziyetsiz uygulamalar (DApps) alım satım işlemleri gibi teknik konularda ETH yerine WETH para birimini tercih ediyor.
ERC-20 token'ları, tüm Ethereum dijital varlıklarının uyması gereken kuralları içeren standartları da beraberinde getiriyor. Ethereum, merkeziyetsiz bir finansal ağ üzerinde çalışıyor ve ERC-20 standardını kullanma zorunluluğu bulunmasa da, bu ekosistemde hizmet geliştirilirken bu standart üzerinden ilerlemek kesinlikle avantaj sağlıyor.
Bahsi geçen bu standartlar arasında token'ların nasıl aktaracağı, işlemlerin nasıl onaylandığı, kullanıcıların verilere nasıl erişebilecekleri ve toplam token arzı gibi temel unsurlar yer alıyor.
Tether, BAND, AAVE gibi ERC-20 token standardı ile geliştirilen herhangi bir dijital para birimini satın almayı planlıyorsanız, bu token'lara uyumlu bir dijital cüzdan sahibi olmanız gerektiğini unutmayın.
Metamask, MyEtherWallet ve benzer isimlerle birlikte birçok farklı cüzdan seçeneği bulunuyor.
ERC-20 Token'lara Neden İhtiyacımız Var?
Çünkü her işlemleri daha basit hale getiriyorlar.
ERC-20 altyapısı, yeni token'ların oluşturulmasını son derece kolaylaştırıyor. Bu nedenle Ethereum, 2017 yılında ICO projeleri için en popüler platform haline gelmişti.
ICO (ilk token arzı) projeleri, destekçilerin yeni oluşturulan token'ları satın alması mantığı üzerine kurulan kitle fonlama çözümleriydi. Kripto para ekosisteminde yer alan şirketlerin sermaye artırım ve büyüme için gerek duydukları finansal yardımın sağlanması bu yöntemle mümkün oluyordu.
Ocak 2017'nin başında 1 ETH fiyatı yaklaşık 8 dolardı. İki ay sonra bu rakam dört katına çıktı ve sonra kripto para birimi tarih yazmaya başladı. ETH'nin fiyatı 13 Ocak 2018 tarihinde, bir önceki yıla kıyasla yüzde 18.000 artışla 1.440 dolar civarına ulaştı.
Bunun en büyük nedeni, pek çoğu gerçek anlamda çalışan bir hizmet haline dönüşemeyen ICO'ların teknik makalelerindeki (whitepaper) "vaatlere" milyonlarca doların yatırılmasıydı.
Spekülasyon bir noktadan sonra projelerin yüceltilmesine dönüştü. Hizmetlerin uygulamaya geçmesi ne kadar zaman alırsa alsın süslü cümlelerle açıklanıyorlardı.
2021 yılına gelindiğinde Ethereum, akıllı sözleşmelerde öncelikle tercih edilen platform olmayı başararak merkeziyetsiz finans (DeFi) sektörünün arkasındaki bir numaralı isim haline geldi.
ERC-20 token'larından önce geliştiriciler, yazdıkları kodlarda farklı terminoloji kullanırdı. Örneğin bir token'da ifadesi yer alırken diğeri terimini tercih ediyordu.
Borsa ve dijital cüzdanlar, platformlarını her token'ın koduna uyacak şekilde inşa etmek üzere çalışmaya başladı.
Evrensel bir standart üzerinde uzlaşılması durumunda, yeni üretilen token'ların borsaya konulması veya ilk kez oluşturulmasının akabinde otomatik olarak dijital bir cüzdana aktarılması mümkün olur.
ERC-20 token'lar, diğer Ethereum token standartlarıyla birlikte çalışabilme potansiyelleri ve kullanım kolaylıkları göz önüne alındığında, birçok token ve kripto para biriminin ana akım tarafından tercih edilir hale gelmesinde büyük rol oynayacak.






















