DAHA AZ İŞLEM, DAHA FAZLA KAR!Doğru işlem yapıyorsun ama hesap neden büyümüyor?
Çoğu trader, kötü analizden değil aşırı trading yaptığı için kaybeder.
Market, işlem sayısını değil sabır ve seçiciliği ödüllendirir.
Market resmi & trader davranışı
Yüksek volatilite dönemlerinde market çok fazla gürültü üretir: fake breakout, stop-hunt, false confirmation.
“Her hareketi yakalama” çabası şunlara yol açar:
Net edge olmayan bölgelerde overtrade
Düşük R:R’li işlemlere dağılan sermaye
Duygular ve işlem maliyetleriyle eriyen kâr
Gerçekte, sadece clean, net structure ve doğru kontekst içeren hareketlerde smart money yer alır.
Daha az trade, daha yüksek kalite
“Bugün ne trade edeyim?” yerine profesyonel trader şunları sorar:
Market hangi phase’te? (trend / range / distribution)
Bu fiyat bölgesi gerçekten value mu?
Trade etmezsem bir edge kaçırıyor muyum?
Sadece şu setuplara odaklandığında:
Ana trend ile uyumlu
Structure, liquidity, FVG, supply–demand net
Makro bağlam ve market psikolojisiyle uyumlu
👉 İşlem sayısı azalır, kâr kalitesi artar.
Daha az trading seni yavaşlatmaz,
seni paranın aktığı doğru tarafa yerleştirir.
Riskmanagementstrategy
Your Brain Is The Real Enemy — Neden %80 Trader Kaybediyor?1. Acı Gerçek: Piyasa yüzünden değil… BEYNİNİZ yüzünden kaybediyorsunuz
Çoğu trader sürekli “mükemmel setup”, “güçlü indicator”, “son dakika news” arıyor…
ama en tehlikeli faktörü tamamen görmezden geliyor:
👉 Trading için yaratılmamış olan insan beyninin hayatta kalma mekanizması.
İnsan beyni şu şekilde çalışır:
tehlikeden kaçınma
hızlı ödül kovalamak
duygulara göre tepki verme
Fakat trading ise tam tersini gerektirir:
disiplin
sabır
makul risk kabulü
duygular değil, olasılık ile karar verme
Sonuç?
🔸 Market zor olduğu için değil…
trader kendi psikolojisi yüzünden kaybediyor.
2. İyi bir sisteminiz olsa bile kaybettiren “iç düşmanlar”
(1) Dopamine — Sizi gereğinden erken trade’e sokan kışkırtıcı hormon
Birkaç karlı işlemden sonra dopamine artar → aşırı özgüven → daha büyük lot → daha büyük risk.
Bu yüzden çok tanıdık cümleyi duyarsınız:
“3 gün kazandım, 1 gecede hepsi gitti.”
(2) Para kaybetme korkusu — Kârlı işlemleri erken kapatır
İşlem kâra geçince beyin “şimdi kapat, güvenli ol” sinyali üretir.
Bu yüzden traderların %90’ı:
küçük kâr alır,
büyük zarar bırakır.
(3) Kendini kandırma — Sinyal değil, beklentiye göre trade yapmak
BUY istemeye başladığınız anda beyniniz sadece BUY’ı destekleyen veriyi gösterir.
→ Artık analiz etmiyorsunuz.
→ Sadece işleme girmek için bahane arıyorsunuz.
3. Neden analizde iyi olanlar, gerçek trade’de daha çok kaybediyor?
İyi analistler genelde şu tuzaklara düşer:
kontrol illüzyonu
teknik bilgisine aşırı güven
marketin “analize uyma zorunluluğu” olduğunu zannetmek
Ama market şunu umursamaz: Siz ne düşündünüz?
Market sadece olasılık, likidite, yapısal rastgelelik ile hareket eder.
“Sorun analiz beceriniz değil…
Sorun kendinizi yönetememeniz.”
4. Beyni “hacklemek” ve hesabı sabote etmeyi bırakmak için
🔹 Standart bir süreç oluşturun (Trading Checklist)
entry kriteri
sabit SL/TP
duygusal halde işlem yok
→ Kararı beyne bırakmayın, yazıya bırakın.
🔹 Günlük işlem sayısını sınırlayın
Karar sayısı azalır → dopamine kaynaklı hatalar düşer.
🔹 Trading Journal (işlem günlüğü)
Yazmıyorsanız → aynı hataları tekrarladığınızı fark edemezsiniz.
🔹 Olasılığı kabul edin
En iyi setup bile bazen kaybeder.
Bunu anlarsanız → kaybedince panik yapmazsınız.
5. Sonuç — Gerçek düşman chart’ta değil
Sizi FOMO’ya sokan,
gereksiz işlem açtıran,
zararı büyütmeye zorlayan,
revenge trade yaptıran…
chart değil — beyninizdir.
“Kendinizi kontrol etmeyi öğrendiğiniz an, tüm analiz araçları nihayet işe yaramaya başlar.”

